

Celal DURGUN
“Gaz sık” diyor sıkıyorsun.
“Cop indir” diyor indiriyorsun.
“Tazyikli su sık” diyor sıkıyorsun.
“Kovala” diyor kovalıyorsun.
“Tekmele” diyor tekmeliyorsun.
“Konuşturma” diyor konuşturmuyorsun.
Haklı haksız demeden, doğruyu yanlıştan ayırmadan vuruyorsun, kırıyorsun, ortalığı dağıtıyorsun.
“Ne yapabilirim ki, emir kuluyum, ‘vur’ diyorlar vuruyorum, ‘dağıt’ diyorlar dağıtıyorum” gerekçesine sığınamazsın.
Televizyonlardan izliyorum, gazetelerdeki fotoğraflarına bakıyorum.
Hiç de masum görünmüyorsun.
Düşmanına saldırır gibi kinlisin.
Düşmanına vurur gibi kızgınsın.
Kendini kaybetmişler gibi davranıyorsun.
“İnsafı” kurumuşlar gibi görünüyorsun.
“Vicdanı” tükenmişler gibi koşturuyorsun.
Kadın, kız, genç, ihtiyar dinlemiyorsun.
Önüne geleni ezip geçiyorsun.
*** *** ***
Sen de insansın.
Senin de canın var, anan var, baban var.
Senin de bir eşin, çocuğun var.
Aklına, anan baban, eşin çocuğun gelmiyor mu?
Can yaktığını, kalp kırdığını görmüyor musun?
Yoksa seni vur, kır, ez, döv, diye mi eğittiler?
Vicdanını mı körelttiler?
Bu kinin niye?
Bu doymaz saldırganlığın niye?
İş isteyene saldırırsın
Aş isteyene saldırırsın.
Hak, hukuk arayanı susturursun.
Öğrenciyi copluyorsun, işçiyi gazlıyorsun, vatandaşı suluyorsun.
Doğasına, parkına, ağacına sahip çıkanı yerlerde sürüklüyorsun.
Barış alanını savaş alanına dönüştürüyorsun.
Gazını da, suyunu da, copunu da esirgemiyorsun.
“Hadi ekmek parası”, “hadi iş kapısı”, “hadi mecburen” diyelim.
Ya yüzündeki ifadeyi nasıl yorumlamalı?
Ya nefret dolu bakışına ne demeli?
Yere serdiğin gençleri tekmelemene ne diyelim?
*** *** ***
“Sana görevini yapma” demiyorum.
Seni insafa, seni vicdanlı olmaya davet ediyorum
Gaz sıktığın insan. Cop salladığın insan. Tekmelediğin insan. Yumrukladığın insan.
Televizyonlarda kendini seyrediyor musun?
Gözün dolmuyorsa, vicdanın sızlamıyorsa “aşk olsun” sana.
Senin kalbin paslanmış, gözün körelmiş demektir.
İçin dolup dolup taşıyorsa, yüreğin titriyor, boğazın düğümleniyorsa, sen insansın.
Gazı sıkarken, suyu sıkarken, copu havaya kaldırırken iki kere düşün.
Karşındaki yurttaşın.
(31 Mayıs 2013)


