Reklam
Reklam

Şu anda piyasa verileri güncelleniyor. Lütfen kısa bir süre sonra tekrar deneyiniz.

Müslümanlık basit bir olay değil ki..

Reklam

Dursun GİRGİN

Dostlarım merhaba; İslamiyet’i çok iyi algılamak gerek. Örneğin; şahsi çıkarlar için sakal bırakmak, başını örtmek, bütün bunlar samimi bir Müslüman’a asla yakışmaz. Hele hele rüzgâra göre yön tayin etmek, asla bir mümine yakışmaz. Şimdi günümüzde o kadar çok çıkar için kılık kıyafet değiştiren insanlar gördüm ki, hani şairin ‘Ben ne insanlar gördüm üzerinde elbisesi yok, ne elbiseler gördüm, içinde insan yok’ dediği gibi, günümüz dünyasında maalesef bu tipler o kadar çoğaldı ki sormayın. İşte şu son olaydaki bir değerli müezzin kardeşimizin asil davranışı, tüm insanlığa bence örnek olması gerekir. Bu şahıs da çoluk çocuk sahibi. Özellikle birileri tarafından ipinin çekileceğini dahi bile bile, sadece Allah rızası için, doğru bildiklerini ve gördüklerini söylemesi, bence takdire şayan bir olaydır. Şu zamanlarda ‘insanlık ölmemiş’ dedirten böyle güzel, böyle takdire şayan olaylar çok iyi oluyor.. Ama hani nerede, ‘Yeter yahu senden çektiğimiz çile’ deyip elinin tersiyle iterek bu iktidara gereken cevabı kaçımız verebilir. İşte ben de bunu sorgulamak istiyorum.

Şimdi, birçok tanıdığım dostlarım var, halâ diretiyorlar.. Yok, efendim en iyisi AKP imiş, daha iyisi yokmuş?.. Ben de şaşıp kalıyorum yahu. Şu koskoca ülkede, nasıl olur da bunca beceriksizliği ispatlanmış bir kişinin, ardından halâ uygun adımla takip edilir?

Doğrusu, şaşmamak mümkün değil.. Dedim ya, Müslümanlık öyle kolay bir olay değil. Bakınız şu insanlardaki eksikliklere.. Bir kere Müslüman adam yalan konuşmaz. Örneğin; bu zat daha önceleri milli görüşçüydü. Peki ne yaptı? Sırf iktidar olabilme uğruna, ilk işi ABD’yi ziyaret edip icazet alabilmekti ve öyle de oldu. Nitekim ilk iktidar olur olmazda, dikkat ederseniz ‘ben milli şuur gömleğimi çıkarıp attım’ dedi. Peki, şuurlu bir Müslüman, asla ekmek yediği sofraya bıçak dikmezdi. Peki, bu zat ne yaptı? İlk işi, kendisini yıllarca koruyup gözeten lideri, rahmetli Erbakan’ı terk etti. Hadi diyelim ki Erbakan, yanlışlarla dolu bir liderdi, onun için onu terk etti. Peki, bir Erbakan’ın, o meşhur milli ekonomi modeline bakın, bir de Sayın Tayip beyin 11 seneden beri uyguladığı ABD modeline bakın. Şimdi iki lideri yan yana koyun ve değerlendirin. Bakalım hangisi bu millet için hayırlı işler yapmış?

Değerli dostlarım; geçen gün bir kendisinden iş isteyen gence, bakanın cevabı çok ilginçti: "Biz artık fabrika yapmıyoruz. Hatta mevcut fabrikaları bile satıyoruz. Görmüyor musun?" gibi sözler söyledi. Oysa Erbakan hoca şunu söylüyordu: "Bu ülkede yeraltı ve yerüstü bütün zenginliklerimizi faaliyete geçireceğiz, bu ülkede fabrika kuran fabrikalar kuracağız, kendi uçağımızı kendimiz yapacağız, kendi tankımızı kendimiz yapacağız" diyordu. Özellikle İslam âlemiyle olan ilişkilerimizi çok mükemmel bir konuma getirebilme adına D–8’leri kurdu. Amacı neydi bu zatın? İslam âleminin de tıpkı BM’ler gibi bir veto hakkı olsun. Dünyada zulme uğrayan insanlar için o bir umuttu. Peki ya AKP ne yaptı? Tüm fabrikaları sattı; yetmedi, tüm İslam âlemiyle düşman oluverdi. Peki, sorun neydi? Daha dün Kıbrıs harekâtı sırasında bizlere destek olan Libya lideri Kaddafi’nin dahi diri diri sokak ortasında katledilmesine seyirci kaldık, yetmedi, daha da ileri giderek, ‘gelin bu adamları öldürün’ diye Hıristiyan âlemine davetiye çıkardık..

Değerli dostlarım; öyle menfaat için baş örterek, menfaat için sakal bırakıp da kendilerini, haşa evliya sananlara sormak istiyorum. Bütün olup bitenlere rağmen, eğer sen halâ kalkıp da en iyisi bu dersen, o zaman ben senin gibi düşünenlerin aklından şüphe ederim. Haşa, bazıları geçen gün komşu köylerimizin birinde demişler ki; ‘güya AKP’ye oy verenler Müslüman, vermeyenler kafir’miş.. Allah aşkına bakar mısınız şu ülkeyi ne hale getirdiler..

Değerli dostlarım; özellikle AKP dışındaki tüm siyasi partilerden rica ediyor ve ‘ey canlar gelin bu ülkeyi daha büyük felaketlere sürüklemeden, şu AKP’den bu ülkeyi kurtarın’ diyorum. Tabiî ki demokrasi içinde kalarak. Evet, ikide bir ağzınıza sakız yaptığınız şu demokrasilerde çare tükenmez diyordunuz ya, şimdi tam zamanı. Şu kötü gidişata bir çare bulun yeter ki artık..

Haydi hoşça kalın, siz siz olun, kula kulluk etmeyin, ne olur. Hem dünyanızı hem de ahretinizi düşünüyorsanız eğer, şu cami muezzininin örnek davranışını hiçbir zaman unutmayın. Eğer, ‘ben de elhamdülillah müslümanım diyorsanız’ tabii..

YORUM YAP

Yorum yapabilmek için kuralları kabul etmelisiniz.
Yeni bir yorum göndermek için 60 saniye beklemelisiniz.

Henüz bu içeriğe yorum yapılmamış.
İlk yorum yapan olmak ister misiniz?

error: Content is protected !!