Reklam
Reklam

Şu anda piyasa verileri güncelleniyor. Lütfen kısa bir süre sonra tekrar deneyiniz.

Birdenbire!

Reklam

A. Kemal KAŞKAR

Bülent Arınç, Ümit Yaşar Oğuzcan’ın ‘Milyon kere Ayten’ adlı şiirinden esinlenip "Ümit Yaşar Oğuzcan'ın bir şiiri vardır, yedi kere yedi elde var Ayten... Beş kere beş 25 elde var Ayten. Bu kadar laf söyledikten sonra siz cemaat mi var derseniz, cemaatle karşı karşıya getirecek bir anlam yüklemiş olursunuz, yani aklınızda bu vardır demektir" deyince, hem şiirin, Arınç’ın esinlendiği dizesinin "İki kere iki dört elde var Ayten" olduğunu belirtmek istedim hem de aklıma birdenbire bir başka şiir geliverdi. Orhan Veli Kanık’ın ‘Birdenbire" şiiri.

"Herşey birdenbire oldu" diye başlar bu şiir ve şöyle sürer:

… Birdenbire vurdu gün ışığı yere; / Gökyüzü birdenbire oldu; / Mavi birdenbire. / Her şey birdenbire oldu; / Birdenbire tütmeye başladı duman topraktan; / Filiz birdenbire oldu, / tomurcuk birdenbire. / Yemiş birdenbire oldu.

Birdenbire; / Her şey birdenbire oldu. / Kız birdenbire, oğlan birdenbire; / Yollar, kırlar, kediler, insanlar... / Aşk birdenbire oldu, / Sevinç birdenbire…

Bugün siz sevgili okur-yazarlarımla, aklıma birdenbire gelen bazı konuları paylaşmak istiyorum. Bunlardan ilkini, soru cümlesi olarak şöyle paylaşayım:

Evinizde ‘para sayma makinası’ var mı?

N’oldu, şaşırdınız mı?

Hiç şaşırmayın. Bunlar artık normal şeyler. Dolayısıyla bu, önceki gün, ortada hiç bir neden yokken, durup dururken birdenbire aklıma geliverdi ve ‘olsa ne ilginç olur’ diye düşünüp siz sevgili okur-yazarlarımla da bu ‘müthiş fantazi’mi paylaşmak istedim.

Düşünebiliyor musunuz, -lafın gelişi- arada sırada, (elbette ayrı ayrı zamanlarda) diyelim ki yirmi otuz adet 5 TL’lik, on beş yirmi adet 10 TL’lik, beş on adet 20 TL’lik, üç beş adet 50 TL’lik, iki üç adet 100 TL’lik, olur a (ya da olursa) bir iki adet 200 TL’lik banknotu koyup makinanıza, ‘tırtırtırtırtırtırtıırrt’layabilirsiniz pekala!.. (Yöresel deyişle: Zevki bak sen gari!) Neden olmasın?

Tamam, yeterince paranız olmayabilir ama, ‘neden olmasın’ dediğim, ‘para sayma makinası’!

Pekala olabilir. Paranız olmayabilir ama ‘para sayma makinanız’ olabilir.

Çok heyecan verici bir durum. Her ihtimale karşı. Olur a (ya da olursa) bir gün kendinizi paralayıp bir güzel paralandığınızı düşünün. O kadar parayı nasıl sayacaksınız.

Büyük kolaylık!

Ve geçen birkaç gün içinde, birdenbire önem kazanan bazı şeyler oldu, bazı şeyler söylendi.

Örneğin: İstanbul'da başlatılan rüşvet ve yolsuzluk operasyonu ile ilgili olarak "cemaatin işi" iddialarına, Hüseyin Gülerce Twitter'dan cevap vermiş ve bakın neler demiş:

"Devam eden operasyonu, Hizmet hareketini adres göstererek hedef saptırma gayretleri var. Yargı ve Emniyet'te tasfiye edildikleri bangır bangır söylenen insanlar, Cumhuriyet tarihinin en derin operasyonuna nasıl imza atıyor? Bu operasyon, devlet operasyonudur. Hangi devlet diye sormak yerine, Gezi olaylarından beri olan bitene bakılsın..."

Gülerce, "operasyonun, devlet operasyonu olduğu"nu belirtiyor ve "Hangi devlet diye sormak yerine, Gezi olaylarından beri olan bitene bakılsın..." diyor.

Sayın Gülerce sormamış ama, benim, bu konuda birdenbire aklıma gelen bir devlet adı var:

Birleşik devletler..

İstanbul’da başlatılan "yolsuzluk soruşturması" ile ilgili acilen açılan "görevi kötüye kullanma soruşturması"nın selameti bakımından Emniyet Şube Müdürleri birdenbire görevden alındı. Tam, onların görevden alınmasını anlamaya çalışırken, birdenbire diğer illerde de görevden alma haberleri geldi. Hatta dün, İstanbul Emniyet Müdürü de görevden alındı birden.

"Müdürler görevden alınıyor (üstelik bu durum hükümetin yargıya-soruşturmaya müdahalesi olarak algılanıyor) peki ya bakanlar? Onlar istifa edecekler mi?" şeklindeki ‘çok yerinde’ bir gazeteci sorusuna Hükümet Sözcüsü Bülent Arınç: "Mesleğinize saygı duymasam aklıma başka şeyler gelecek" tepkisi verince, aklıma birdenbire "Mesleğimize saygı duymasaydı Arınç’ın aklına ne gelecekti acaba?" sorusu geldi. Bir de, önce Arınç’ın ve ardından da Başbakan Erdoğan’ın: ‘hükümetin yıpratılması maksatlı uluslararası komplo’ iddialarından hareketle de: "Kimmiş acep bu beynelmilel komplocular?" merakı..

Ve dün, bir ‘birdenbire’ daha oldu: CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ile ABD Ankara Büyükelçisi Francis Ricciardone öğle yemeğinde buluştu ...

Birdenbirelerin ardı arkası kesilmeyecek gibi … En iyisi ben, şimdilik, -elbette yine- birdenbire aklıma gelen bir iki öneri-uyarıyla toparlamak istiyorum.

Evlerinizde, varsa eğer, kullanmadığınız, boş boş-bomboş duran ayakkabı kutuları ve benzerlerini evlerinizden derhal uzaklaştırın. Allah korusun ‘şeytan meytan doldurur’..

Bir diğer uyarım da, varsa eğer, çocuklarınızla konuşun, onlara "hırsızlığın babadan evlatlara geçtiği" şeklindeki genel doğruyu anımsatıp "Aman ha, sonuçta kabak benim başıma patlar, sakın ha sakın yanlış-yüz kızartıcı bir iş yapmayın" deyin.

Ve sonra oturup, olup bitenlere bakıp bakıp ‘acı acı’ gülümseyin.

YORUM YAP

Yorum yapabilmek için kuralları kabul etmelisiniz.
Yeni bir yorum göndermek için 60 saniye beklemelisiniz.

Henüz bu içeriğe yorum yapılmamış.
İlk yorum yapan olmak ister misiniz?

error: Content is protected !!