Reklam
Reklam

Şu anda piyasa verileri güncelleniyor. Lütfen kısa bir süre sonra tekrar deneyiniz.

İlimizi öğretmeden Türkiye’yi öğretemeyiz!.. Dünyayı asla!..

Reklam

Mehmet SARI  -  Emekli İlköğretim Müfettişi

Gazi Eğitim Enstitüsü Pedagoji Bölümünü bitirdim ve uzun yıllar İlköğretim Müfettişliği yaptım. Teftişlerimde öncelikle, öğretmenlerime, eğitim ve öğretim için rehberlik yapardım.

Onlara, pedagojinin öğrettiği eğitim ve öğretim ilkelerini bilerek çalışmalarını önerirdim.

İşte bu ilkeler, eğitim ve öğretimde hiç bir eğitimcinin hayır diyemeyeceği, hiç kimsenin "bunlarsız da öğretim yapılır" diyemeyeceği, 30 yıllık eğitim hayatımda edindiğim temel kanaatim olmuştur.

Bu ilkeler yalnız benim kanaatim değil, eğitim ilminin de kabul ettiği ilkelerdir. İşte bunlar, yakından uzağa, bilinenden bilinmeyene, somuttan soyuta, bugünden geleceğe ve çocuğa görelik ilkeleri eğitim ve öğretimde gidilecek bilimsel yol olarak görüyorum.

Birinci ilke; yakından uzağa gidilerek öğretimin yapılacağını gösteriyor. Bunun için, en başta yaşadığımız ilçeyi ve ilimizi öğreneceğiz ki, sonra bölgemizi, Türkiyemizi öğrenebilelim.

Örneğin yakındaki ovada yetişenleri görüp akan çayları, mahsul veren ağaçları, etrafındaki dağları inceleyerek öğrenecek ve tanıyacak ki, bölge ve yurdumuzu öğrenebilsin ve sevebilsin öğrencilerimiz.

Yani, ilçesini tanıyınca onu sever ve onun daha gelişmesi ve kalkınmasına nasıl katkı yapacağını böylece öğrenir.

Her insanın, başta içinde yaşadığı ilçesini sevmesi ve katkı sağlaması, insanlık görev ve sorumluluğudur.

İşte bu görev ve sorumluluğu öğrencilerimize yakından uzağa giderek öğretim yaparsak, ona yaşadığı yeri ve vatanı sevdiririz.

İnsanı yaşatan ve güven içinde ömrünü geçirten, başta ilçesinin insana verdikleriyle oluştuğunu çocuklarımıza öğretmemiz gerekir. Ama maalesef bugün okutulan sosyal bilgiler kitaplarını incelediğimde, bu ilkeye göre okullarımızda ünitelerle öğretimin yapılmamakta olduğunu gördüm. Yakınındaki dağı, ovayı ve çayları, yetiştirilen ürün ve hayvanları bileceğiz ki, yurdumuzun başka yerlerindekilerini ancak bilebilir ve vatanı severiz.

Çünkü bize yaptığı iyilikleri bilmeden, bize yardımcı olanları asla sevemeyiz. Onu korumayız, onun için ölmeyi bile bilemeyiz, göze alamayız.

Demek ki, başta yakınımızı ve sonra uzağımızı öğrenebileceğimizi gösteren bir yardımcı kaynak kitap yazdım. Bu da "İlimiz Muğla ve Bölgemiz Ege" kitabımdır.

Bu kitabımın birincisi 1970 yılında çıkan "İlimiz Muğla", sonra eklemelerle, 2002’de yayınladığım "İlimiz Muğla ve Bölgemiz Ege" kitabımdır. Bu kitabımın bir özelliği de bir turist rehberi olmasıdır. Çünkü İlimiz Muğla’nın çevresinde Ege ve Akdeniz’in sınırı vardır. Ayrıca gerdanlık gibi koyları, güzel sahilleri, kumsalları vardır. Yüksek dağları, yaylaları ve zeytin ve portakal ağaçları çoktur.

Bu güzellik ve besleyiciliği öğrenci bilecek ki ilini sevsin… Sonra merdiveni bile adım adım çıkmıyor muyuz. Ancak, öğrendiğimiz üzerine konan bilgiler öğrenilir.

Bu ilkeleri şu anda görev yapan öğretmenlerime anlattığımda, "Hocam bize soran mı var? İşte bu noksanlar bilimin ileri sürdüğü ilkelerin ihmaliyle oluyor" dedi öğretmenlerim. Öğretmenlerime; "Siz ilmin yoluna girin imkan buldukça" dedim.

"Sizin anlattığınız gibi üniteleri artık yok ettiler" dediler.

Ben de öğretmenlerime;"İyi beslenme ve belirli gün ve haftalar ünetileri bu kitaplarımda var. Ünite ile öğretim yapılırsa, çocuklar başarıyı hep beraber elde ederler, kimseyi kıskanmazlar. Bu birlikte kazanılan başarıdan dolayı" dedim.

Ama ünite çalışması yapılmazsa, ferdi yarış olur. Bu da öğrenciler arasında çekememezlik yaratır. Bu alışkanlık, sonra şirkette, kooparetifte, kamuda, partilerde ve parlementoda da çekememezliklere götürür insanlarımızı, iftiracılığı yaşatır.

Ki iftira, dinimizde "zinadan daha fazla suçtur" dendiği neden bilinmiyor.

Halkım, bu kaldırılan ünitelerle öğretimin tekrar geri gelmesini sağlamalıdır. Çünkü eğitimimizdeki bu yanlışlık, öğrenci ve yurttaşlar arasındaki iftiraları ve kırgınlıkları oluşturuyor.

Öğretmenlerime, velilerinize bu eğitim noksanlarımızı anlatmanız gerekiyor dedim. Ayrıca eğitim ilminde, eğitim - öğretimin başarılı olması için çocukların ilgisine göre yapılması isteniyor. Bu da ilkelere göre öğretim yapmamızı emrediyor, dedim öğretmenlerimize.

Onlar da kitabımı incelediler ve "kitabınız öğrencilerimiz için çok faydalı" dediler.

YORUM YAP

Yorum yapabilmek için kuralları kabul etmelisiniz.
Yeni bir yorum göndermek için 60 saniye beklemelisiniz.

Henüz bu içeriğe yorum yapılmamış.
İlk yorum yapan olmak ister misiniz?

error: Content is protected !!