Reklam
Reklam

Şu anda piyasa verileri güncelleniyor. Lütfen kısa bir süre sonra tekrar deneyiniz.

Milas Zeytincilik Komitesi üzerine

Reklam

Mehmet SARI  -  Emekli İlköğretim Müfettişi

20 Aralık 2013 günü Milas Kaymakamı Sayın Fuat Gürel’in başkanlığında, Milas Zeytincilik Komitesi toplantısı yapılmış. Ben de zeytinci olarak, zeytincilerin derdine çare bulunur diye böyle toplantılarda neler ele alındığını dikkatle izlerim. Buna da baktım…

Bu gibi toplantıların, biz zeytincilere hiç faydası olmuyor demek istemiyorum ama, biz zeytinci ve çiftçileri ezen ve boğan esas nedenlere, sorunlara yeterli eğilinmediğini de görüyorum.

İşte Milas Zeytincilik Komitemize, bir zeytinci olarak bazı derterimizi belki yetkili makamlara rapor ederek çözümünü sağlarsınız diye saygılarımla yazıyorum…

Biz zeytinci ve çiftçileri başta boğan neden, dış tarım ürünlerinin serbestçe ülkemizi istila etmesidir. Çünkü dış tarım ürünleri, çiftçilerin geniş topraklarda ve kooperatifleşmesi sonucu, makineleşmiş, bilgili üreticiler oluşturulmasından üretim metrekareye göre artış sağlanmış. Üretim maliyetleri bize göre düşük oluyor.

Biz zeytinci ve çiftçiler, küçük parçalar halindeki topraklarda ve erozyonun tesirinde, ayrıca susuz, üretim yapmak için çırpınıyoruz. Ama önümüzden çaylar boşuna denize akarken, bizler karşıdan bakıyoruz. Yalnız, küçük tarlalarımızda masraflı kuyular açarak ve çok elektrik paraları vererek sulu tarım yapmaya çalışıyoruz. Ürettiklerimizin fiyatı, yüzde yüz artan girdi fiyatlarımıza göre artmadığından zeytin mahsulümüzü dalında bırakıyoruz. Çünkü zeytin mahsulümüzün silkim ücretini, elde ettiğimiz yağ karşılamıyor. Avrupa ülkelerinde zeytinyağı üreticisine kilo başına yaklaşık 3,5 lira pirim verilirken, bizde devede kulak veriliyor. Sonra çiftçiye mazot 4,5 liradan verilirken, denizdeki yatlara, teknelere ve vapurlara 1,5 liradan veriliyor.

Ayrıca biz çiftçi ve zeytincilerin elini kolunu bağlayan şeylerden biri de Avrupa Gümrük Anlaşmasıdır. Bu anlaşmasıyla, ülkemize konan kotalar hem Avrupa’ya, hem üçüncü devletlere, malımızı istediğimiz gibi ve istediğimiz miktarda sattırmıyor. Bizim zeytinyağımızı daha çok ham olarak alıyorlar. Sonra bizim yağları kendi ülkelerinde rafine edip kendi markalarını vurup dünyaya pazarlıyorlar.

Biz zeytinci ve çiftçileri kurtaracak olan iş, dış tarım ürünlerinin serbestçe ülkemizi istilasının önlenmesidir. Bir de Dünya Ticaret ve Avrupa Gümrük Anlaşmalarının tekrar ele alınarak, bizim zararımıza olan maddelerinin değişmesi gerekmektedir.

Bu komite toplantısında beni sevindiren, toplantının kapanış konuşmasını yapan Kaymakamımızın, "burada edindiğim bilgilerde yasal mevzuat gerektirenler var. Bunun için gerekli bakanlıklara yazarak gerekeni yaptırırız" demesidir.

Yalnız bu sevincimin burada bırakılmamasını talep ediyorum.

Bu vesileyle, çiftçi ve zeytincilerin topraklarının çoğunun, ipotekli ve borçlarının ödenememesinden satılmakta olduğunu ayrıca komitenize bildiririm.

YORUM YAP

Yorum yapabilmek için kuralları kabul etmelisiniz.
Yeni bir yorum göndermek için 60 saniye beklemelisiniz.

Henüz bu içeriğe yorum yapılmamış.
İlk yorum yapan olmak ister misiniz?

error: Content is protected !!