Reklam
Reklam

Şu anda piyasa verileri güncelleniyor. Lütfen kısa bir süre sonra tekrar deneyiniz.

Yeniyılda ‘eski’ sorular?

Reklam

soru/yorum / A. Kemal KAŞKAR

Takvim gereği yeniyıla başladık.

Birbirimize ‘iyi yıllar’, ‘mutluluklar’, ‘sağlık’ ve ‘başarılar’ diliyoruz; ne güzel.

İçimizde kıpır kıpır umutlarla; iyilikler, mutluluklar, başarılar yaşayalım, sağlıklı olalım istiyoruz içtenlikle…

Peki ama, kendinizde bir yenilenme hissediyor musunuz?

Yoksa ‘eski hamam eski tas’ mısınız?

Her şeyden önce, bir anda ‘eski’yen yılın son 15 gününde oluşan tabloyla biriken soruların-sorunların ‘yeni’ yıla taşınmış olması; kendimizi ‘çok iyi’ ve ‘yeni’ hissetmemize en büyük engel gibi görünüyor.

Bilemiyorum belki de siz, bu gibi soru ve sorunları pek kafaya takmıyor ve ‘bayatlamış’ olduğu için ilgilenmiyor olabilirsiniz. Ben takıyorum.

Çünkü benim için sorunun eskimesi değil yanıtlanmasıdır aslolan.

2013’ten; başbakan ve eski-yeni bakanların neredeyse her söylediklerinden, kocaman kocaman sorunlar-sorular oluştura-biriktire vardık 2014’e.

Hepsi, olan biteni açıklamak adına, bir şeyleri zaten bildiklerine delil olarak bir şeyler söylemeye başladılar. Çoğu soyut, boş şeyler…

Örneğin, Başbakanın başdanışmanının, "milli orduya kumpas kuranlar" iddiası ("yanlış yorumlandı" nakaratına karşın) orta yerde öylece duruyor. Ve ortaya atıldığı günden bu yana, bu iddianın mana ve ehemmiyeti üzerinde, iddia sahibi olan Yalçın Akdoğan dışında herkes konuşuyor.

Basit bir soru: Bu "kumpas"ın ayrıntılarını, "kumpas kuranlar"ın kim olduğunu falan ne zaman açıklayacaksınız?

Lafı orta yere pimi çekilmiş el bombası örneği atıp kaçmak ‘ileri demokratik’ bir tutum mudur Allah aşkına! Yoksa bir tür ‘intihar saldırısı’ mıdır?

Başbakan ise ‘dış güçler’, ‘komplo’, ‘paralel devlet’ gibi gibi bir dizi beyanatı koyveriyor meydanlara.. (Bir de, gülünesi ‘sızma’ hikayesi var ki, ona ‘sızma değil riviera’ demekten başka bir yorumum yok. ‘Sızdığı belirtilenler’i, yazılı-mülakatlı sınavlarla seçenler yine kendileri çünkü..) Ve peşpeşe sorular:

Kim bunlar? Dış güçler kimler?

Hangi ülke? Hangi ülkeler?

Açık açık söylense de aydınlansak.

Komployu kim-kimler yapıyor?

‘Devletin içindeki devlet’ diye bir ‘örgüt’ten niye 12 yıllık iktidarınız süresince hiç bahsetmediniz?

Bilmiyordunuz? Biliyordunuz da bilmezden mi geliyordunuz?

Böyle bir durumda, bilmemek mi daha ayıp, yoksa bilip de bilmezden gelmek mi? Hangisi?

Meydanlara taşıdığınız sevgili yurttaşlarımı dekor olarak kullanıp ezbere laflarla bir süre daha vaziyeti idare ediyormuş gibi yapabilirsiniz, ama ya sonra?

Günler çabuk geçiyor ve ‘Kral Çıplak" diye bağıranlar artıyor.

Ve Mehmet Ali Şahin’in, "Yargıtay’daki cemaatin imamı" ile ilgili iddiası.

Kimmiş o "imam"?

İsmi kendisinde saklıymış?

Niye saklı?

Çok mu ayıp?

Söylenmesi günah mı?

(Üstelik Şahin’in bu hatırası, Adalet Bakanı olduğu döneme aitmiş! Böyle bir bilgiye sahip olup-olunup da herhangi bir işlem yaptırmamış olmasına ne demeli!?)

Söyleyin, açıklayın, olsun gitsin.

İyi yıllar diliyorum.

YORUM YAP

Yorum yapabilmek için kuralları kabul etmelisiniz.
Yeni bir yorum göndermek için 60 saniye beklemelisiniz.

Henüz bu içeriğe yorum yapılmamış.
İlk yorum yapan olmak ister misiniz?

error: Content is protected !!