Reklam
Reklam

Şu anda piyasa verileri güncelleniyor. Lütfen kısa bir süre sonra tekrar deneyiniz.

Gönül arzu eder dostu görmeyi, Engel bırakmıyor, buna ne dersin?

Reklam

Dursun GİRGİN

Dostlarım merhaba…

Gördüğünüz gibi uzunca bir başlıkla bugünkü konumu anlatmaya çalışacağım. Bu sözler bir Bozlak başlığı. Rahmetli Neşet Ertaş hocamın o güzel bozlaklarından bir eserin başlangıç sözleri.

Bu ara bir yıldız daha göçüp gitti, cennet mekanın olsun Adnan Şenses hocam.

Evet dostlar; sırası gelen göçüp gidiyor, elbette bizler de birgün gelecek şu fani dünyadan göçüp gideceğiz. Yüce Rabbim tüm dostlarıma, tüm canlara, imanla Kuran’la göçüp gitmeyi nasip eylesin diyerek, bu günün gerçek konusu olan Muğla 1. Ulusal Zurna Festivali’ne gelmek istiyorum.

Hayırıyla, şeriyle, günahıyla, sevabıyla bir güzel ilki izledik.

Evet dostlar; Türkiye’de ve dünyada bir ilki gerçekleştiren Muğla Belediyemize canu gönülden teşekkürler. Sağ olsunlar, gerek Muğla Üniversitemizin değerli hocalarından Ercan Kılkal’a, gerekse sevgili Ünal Yörük hocalarıma çok teşekkür ediyorum. İstiyorum ki bu tür güzelliklere hiçbir zaman kimse gölge etmesin. İstiyorum ki Neşet Ertaş hocamın, "Gönül arzu eyler dostu görmeyi, engel bırakmıyor buna ne dersin" dediği gibi halk ozanlarının, halka mal olmuş o güzel insanların önüne set koymaktan ziyade gelin onlara yardımcı olalım. Ve o güzel insanlar halkımızla paylaşabilecekleri ne varsa ne yoksa halkımıza versinler. Ki böylece bu güzelim kültürel değerlerimiz hakkıyla yaşatılabilsin.

Birkaç konuya değinmeden edemiyeceğim…

Dostlarım; benim acizhane Muğla yöresinde davul ve zurna kültürünü sevdirmeye çalıştığım yıllar, taa 1964’lü yıllardır. İşte bu yıllarda ben, Rahmetli Babacığım ile ilk olarak Yerkesik’e bir Cumhuriyet Bayramı şenliğine gitmiştim. O yıllarda birçok Muğlalı vatandaşımız daha zurnanın bir müzik aleti olduğunu dahi bilmiyordu bile.

İşte dostlar, benim Dedem, benim Babacığım ve ben birçok çileler çekerek bu güzel kültürü buralara kadar getirdik. Bazı tabirlerimi hoş görün; savaşa katılanlar başka, ganimeti paylaşanlar başka. Oysa böyle bir şenlikte gönül isterdi ki şöyle birkaç satırcık da olsa bu kültürün nereden nerelere geldiğini anlattıktan sonra bizlere bu güzel Cumhuriyeti hediye eden o güzel insan Mustafa Kemal Atatürk adına ağıt yakan rahmetli Aşık Veysel’in Atatürk’e ağıtını, ardından da o güzel insanlardan biri olan Neşet Ertaş’ın babası Muharrem Ertaş’ın "Aman kalkmış göç eylemiş avşar elleri" bozlağı ile Atatürk’e ağıdı orada tüm dostlara dinletelim. Ama ne çare ki ben alçak gönüllüğü, sanatımın ve kültür adamlığımın gereği olarak yerine getirmeye çalıştıkça, birileri hep önümü kesebilme adına can hıraş çalışıyorlar. Çok yazık, hem de çok yazık.

Şimdi ben sormak istiyorum; gerçek bir müzik ruhuna sahip olan kişilerde kin, kibir olur mu? Eğer o insanda kin, kibir varsa, isterse çaldığı sazının üstüne büllül kondursa benim yanımda sıfırdır. Ben bu kültürün bir yerlere gelebilmesi adına ömrümü verdim. Meselâ 2006 yılında Muğla il sınırları içinde yaşayan binlerce müzisyen kardeşimizi ilgilendiren bir haksız vergi meselesi vardı. Peki kim bu konuda bu güzel insanların hakkını hukukunu aradı. Ayrıca Muğla yöremizde birçok ilke imza atmış bir kültür dostu olarak birçok güzelliklere imza attım. Örneğin tüm zurnacıları davulcuları takımlar halinde kılık kıyafet konularında uyardım ve bunda başarılı da oldum. Keza hem göze hem de kulağa hitap edebilme adına davul ve zurnalar üzerinde birçok yenilikler uyguladım.

Evet dostlar; Muğla yöresinde ve Türkiye genelinde ilk defa birden fazla alaylı diye tabir edilen zurnacı ve davulcuyu beraberce tüm meydanlarda zurna davul çalabilmeleri konularında eğittik. Keza yine Türkiye’de ilk defa Dibekdere’nin 250-300 yıllık bir geçmişinde zurna davul kültüründen bahisle ilk defa Dibekdere’nin kültürel kimliğini yazıya döktüm. İlk defa Dibekdere’den 15 zurnacıya Kültür Bakanlığı Mahalli Sanatçı Belgesi aldırdım ve daha neler neler. İlk defa Muğla yöremize ait birçok zurnacı ve davulcunun dahi bilmedikleri zeybek oyun havalarını TRT’ye ve Kültür Bakanlığı arşivlerine verdim. Bütün bunları, bu güzellikleri tüm Türkiyeye duyuran bir insana, bu yörenin kültür değerlerine yaptığı katkılar adına bir teşekkür belgesini dahi böyle bir şenlikte çok gören dostlarıma şunu hatırlatmak isterim. Bir ara Neşet Ertaş’a sordular; "Sevgili hocam sizi devlet sanatçısı ilan ettiler, ne dersin?" diye. O güzel insanın cevabı şu oldu; "Devletin sanatçısı olmaz, ben halkımın sanatçısı olmayı tercih ederim."

Evet dostlarım; ben hiç kimseye gönül koymuyorum. Zurna Festivali boyunca ben hep Muğla’daydım. Hep Muğla’da sokakta gördüğüm her yörük her Muğlalı bana şunu soruyordu; "Dursun Abi, sana niye sahne vermediler? En azından senden bir tane açılışta, bir tane de kapanış gecesinde hiç olmazsa birkaç parça çalıver ne olur" diye birçok dostum tabir caizse yalvarıyordu.

Neyse, bu güzel programa gölge etmek istemiyorum, ancak zaten internette hem Atatürk’e Ağıt, hem de birçok güzel zeybeklerimle birlikte birçok güzel eserlerim yayınlanıyor. Örneğin Mahalli Sanatçı Zurnacı Dursun Girgin diyerek internete tıklayın yeter. İnşallah birçok güzel eserleri siz güzel dostlarımla paylaşmaya devam edeceğim. Amacım şu; ben Muğla için varım, Muğla için var olmaya devam edeceğim.

Buradan Lüleburgazlı güzel dostum zurnacı Sevgili Küçük Hasan’a felstivalden çok önceden evime gelip, Dibekdere’deki genç zurnacı yavrularımıza karşı gösterdiği nezakete, ayrıca Sevgili Ünal Yörük hocama da onca yorgunluğuna rağmen benimle röportaj yapmak için taa Dibekdere’ye kadar gelerek benim fakirhanemi şenlendirdiği için kendisine tüm alaylı yöresel müzisyenlerim adına teşekkür ederim. Allah yollarını açık eylesin…

Bu güzel kültür, hep mütavazi, alçak gönüllü ustalar sayesinde bugünlere gelmiştir. Hep alçak gönüllü, mütavazi olabilmek, müziğin ve müzik adamlarının vazgeçilmez en birinci kuralıdır. Bilmem anlatabildim mi.

Her zaman olduğu gibi yine, hoşça kalın, dostça kalın diyorum ve  yeni yılınızı kutluyorum.

YORUM YAP

Yorum yapabilmek için kuralları kabul etmelisiniz.
Yeni bir yorum göndermek için 60 saniye beklemelisiniz.

Henüz bu içeriğe yorum yapılmamış.
İlk yorum yapan olmak ister misiniz?

error: Content is protected !!