Reklam
Reklam

Şu anda piyasa verileri güncelleniyor. Lütfen kısa bir süre sonra tekrar deneyiniz.

Kültüre emeği geçenlere teşekkürler

Reklam

Dursun GİRGİN

Dostlarım merhaba…

Türkiye’de ve dünyada bir ilki yaşadık, sağolsun Muğla Belediyemiz sayesinde bu güzelliği bizlere yaşattılar. Efendim Zurna Festivali’nden söz etmek istiyorum.

Ülkemizde ne yazık ki en çok alay konusu ve en çok onur meselesi yapılan bir sanattan, bir enstrümandan, bir halk çalgısından söz etmek istiyorum. Zurna, Muğla il sınırlarımız içinde de birçok yerleşim alanında icra edilen bir halk çalgası. En çok zurnacı ve davulcu sayısının olduğu yer ise Dibekdere Köyüdür.

Dibekdere Köyündeki bu müzik kültürü 250-300 seneden beri kuşaktan kuşağa aktarılagelen bir halk çalgısıdır. Diyebilirim ki, bu bize dede yadigarıdır. Bu kültür Dibekdereliler için aştır, iştir, geçim kaynağıdır. Onun için bu köydeki her zurna ve davul üstadı kendine göre ayrı bir değerdir.

İşte bu nedenle, bu köydeki tüm zurnacı ve davulcu kardeşlerimize tüm ilgili ve yetkililerin eşit mesafede yaklaşmasını diliyorum. Zaten bir zamanlar bu ülkenin en zirvesindeki şahıs dahi, bu ülkedeki tüm zurnacı ve davulcuları sanki bir atasözüymüş gibi "kızını boş bırakırsan, ya davulcuya ya da zurnacıya kaçar" ifadeleriyle bu gariplerimi çok üzmüştü. Ne yazık ki o hakaretvari sözden sonra bu güzel insanlardan bu ükenin Kültür Bakanı dahi çıkıp da bir özür dahi dilemediler.

Keza taa 50 seneden beri bu kültürün bir sevdalısı, bir icracısı olarak çeşitli zaman ve zeminlerde bu kültürün tüm inceliklerinin anlatıldığı bir Zurna Şenliği için onlarca plan ve projeler yaptım ve ilgi alaka istedim. Ama nerede o kültüre sahip çıkacak kadar bu ülkenin tüm kültür değerlerine sahip çıkabilecek bir siyasi iktidar, nerede? Neyse, Muğla Belediyemiz ve Milas Belediye Başkanlarım bu konuda gerçekten de bizlere yıllardır hep destek oldular. Sadece Osman Gürün ve Muhammet Tokat değil, Muğla ve Milas Belediyeleri bizleri yani bu yörenin davul ve zurna kültürüyle folklör kültürüne, benim bildiğim kadarıyla en az 30-35 seneden beri destek olurlar. Bu desteği sevgili Osman Gürün bey bir nevi doruğa ulaştırdı, onun için tüm zurnacı ve davulcu arkadaşlarım adına binlerce teşekkür. Ayrıca Milas Belediye Başkanıma ve ilçemizde belediye meclisi üyeliği yapan tüm dostlarıma çok çok teşekkür ederim.

Milas Belediyemize neden teşekkür ettiğime gelince; Milas Belediyemizin, bundan 6-7 ay önce Milas’ta tüm Dibekdereli genç müzisyen yavrularımıza nota eğitimi almaları konusunda çok büyük desteği oldu. Hatta 4-5 ay Dibekdere’den haftanın 2-3 gününde en az 2-3 minibüs göndererek onların nota eğitimi almalarını sağladığı için çok teşekkür ederim. Ayrıca bu konuda benim bazı yetkili makamlardan birçok dileklerim ve taleplerim olmuştu. Örneğin şu meslek edindirme projeleri için birçok kez yetkili makamlarla görüştüm. Aldığım cevap şuydu; "Efendim, kusura bakmayın ama projelerimiz içinde zurna eğitimi yok" dediler.

Evet dostlarım; bu ülkenin birçok büyük şehirlerinde mehteran grupları var. Buralarda zurna çalanların çoğu inanın zurnanın akordunu dahi bilmezler. Demem o ki, eğer gerçekten de bu köydeki zurna ve davul eğitimine önem verilirse, hem bu gariplerimin müzik kaliteleri gelişir, hem de yöremizdeki kültür turizminden bu insanlar da faydalanabilirler. Örneğin yöremizde onca turizm potansiyeli var, ancak hiç bir otelde, motelde bugüne kadar Dibekdereli zurnacı ve davulcuların da iştirakiyle gerçekleşen Türk Gecesini hiç görmedim. Oysa bu yörede bir sivil toplum kuruluşu var, hem de adı üstünde Zurnacılar Davulcular Derneği ismiyle anılan tek dernek Milas Yöresi Zurnacılar ve Davulcular Derneği. Bu derneğimizin bugüne kadar birçok başarılı projeleri oldu. Ancak hiçbir kurum ve kuruluştan hiçbir maddi destek almadığı halde, tabir caizse iğneyle kuyu kazma misali, bence çok büyük başarılar sergilemişlerdir.

Hatta bugün, Muğla ilimizde Zurna Festivali gibi güzel bir ilke imza atıldıysa, bu işe vesile olanlar yine Dibekderelilerdir. Şöyle ki, bu projeyi ben yıllar önce Milas Kent Konseyimizin bir toplantısında gündeme taşıdığım zaman, ne yazık ki bazı dostlarım bu projeye endişeli gözlerle baktılar. Neyse, geç de olsa bunun olabileceğini, hatta bundan daha güzellerinin yapılabileceğini ben buradan yine duyurmak istiyorum.

Örneğin Dibekderede en az 60 takım zurnacı ve davulcu var. Farz edelim ki her takımda en az 5 kişi var, 20 takım zurnacı ve davulcu böyle bir projeye destek verse var ya, inanın Milas’ta yer yerinden oynar. Dışarıdan hiçbir zurnacı ve davulcu getirmeden Selimiye ve Dibekdere böyle bir projeyi fevkalade yapabilir. Yeter ki bu güzel insanlara sahip çıkalım.

Değerli dostlarım; gelin şu fakiri bir dinleyin lütfen. Bir işin ulusal boyutta olabilmesi için önce yöresel boyutta olması gerekirdi. Tabii ki Muğla’da yapılan Zurna Festivalinin bence en önemli yönü şuydu; farklı boylardaki zurnaların görülmesi çok önemliydi. O nedenle Muğla’daki Zurna Festivalini sakın ola ki yadırgadığımı falan sanmayın. Aksine bu kültürün sıcağı sıcağına gündemde kalabilmesi adına, geliniz bir de ‘Yerli Malı Haftası’ yapalım ha ne dersiniz?

Evet dostlar; bu projeler ancak şu Ocak, Şubat veya en geç Mart ayı başlarında yapılabilirse, olur. Çünkü Nisan ayından itibaren artık her müzisyenin kendne göre işleri vardır. Yani düğün sezonları boyunca böyle bir projeyi uygulamamız çok zor olur.

Evet dostlar; ben hazırım bilmem sizler hazır mısınız?

Haydi hoşça kalın, dostça kalın. Teşekkürler kültür dostları, teşekkürler…

YORUM YAP

Yorum yapabilmek için kuralları kabul etmelisiniz.
Yeni bir yorum göndermek için 60 saniye beklemelisiniz.

Henüz bu içeriğe yorum yapılmamış.
İlk yorum yapan olmak ister misiniz?

error: Content is protected !!