Reklam
Reklam

Şu anda piyasa verileri güncelleniyor. Lütfen kısa bir süre sonra tekrar deneyiniz.

Siz siz olun, ‘Allah adına’ yanlış yapmayın

Reklam

Dursun GİRGİN

Dostlarım merhaba…

Birgün vatandaşın biri, bostan tarlasının kenarından geçerken, o an gözüne kestirdiği iri karpuzlar için içinden; "Hele akşam olsun da ben size gösteririm" der. Neyse, akşam olur, ancak o gece de her yer zifiri karanlıkmış. Yani göz gözü görmez bir şekilde karanlık. Üstelik hava da çok bulutlu ve yağmurluymuş. Zar zor bostan tarlasına varmış varmasına da, her yer karanlık, karpuzları göremiyor. Derken bir ara bir şimşek çakar, hemen hücuma geçip nerede iri karpuz var alıp torbasına atar. Derken biraz daha bekler, bakar ki göremiyor, başlar dua etmeye: "Çaktır Allahım, çaktır da iki kişi ortak olalım" diye ve nerede irice karpuz varsa oraya yanaşıp heybesini, torbasını iyice doldurur ve yola koyulur. Tam evinin kapısına varınca başlar hava gürlemeye. Bu sefer de beyefendi, haşa yüce Allaha yaptığı hırsızlığa ortak koştuğu yetmezmiş gibi bir de demez mi; "Bak arkadaş hiç bağırma, ta bak bostan tarlası orada, git kendin istediğin kadar al..." Tıpkı günümüz siyasetçilerinin miting meydanlarında yüce Allahın adını kullanıp da iktidar olduklarında yalanla talanla boğuldukları gibi.

Dostlarım; işte bunun için Mustafa Kemal Atatürk, dinle siyaseti birbirinden ayırmış ve dini siyasete alet edenleri de hiçbir zaman affetmemiştir.

Şimdi gelelim gerçek müslümanların nasıl olması gerektiği konusuna. Herşeyden önce müslümanlar asla kul hakkı yemezler, müslümanlar asla israf etmezler, müslümanlar asla yalan konuşmazlar. Hele hele müslümanlar, hakka adalete daima dikkat ederler. Hırsızları değil korumak, onlara destek dahi vermezler.

Bütün bu konuları her müslümanın çok iyi bildiğini sanıyorum. O halde halâ daha bütün bu saydığım konuların tam da tersini yapanlara, nasıl oluyor da "elhamdülillah ben de müslümanım" diyen biri halâ destek verir, doğrusu anlamakta çok zorlanıyorum. İşte bu nedenle de zaman zaman tansiyonlarım yükseliyor.

Değerli dostlarım; bir müslüman asla, özellikle de kul hakkı yememeli. Çünkü kul hakkı yemek çok büyük bir günahtır. Hele hele şu anda, gerek Türkiye’deki bazı tuzu kuruların, gerekse şu Arap şeyhlerinin yaşadıkları saltanatlara bakıyorum da, gerçekten de iğreniyorum.

Onca israfın kol gezdiği yerlerde inanın binlerce aç susuz garipler var ki perişan mı perişan. Netekim Dibekdere’de yaklaşık 10 seneden beri Aynur Öztekin adında bir kadının evinde ikamet eden bir genç var. Eli ayağı tutmaz, 1965 doğumlu. Zavallımdan, tam teşekküllü hastaneden çalışamaz raporu istemişler. Nihayet Muğla’ya gitmiş ama işini yaptıramamış. Şu anda kendine dahi bakmaya aciz bir kadıncağızın merhametine muhtaç olan bu garibe ve ona 10 seneden beri hiçbir karşılık beklemeden bakan bu kadıncağıza devlet elinin bir an önce uzanması gerekir. Bu şahsın adı Turan Coşkun’dur. Ben bir vicdan sahibi vatandaş olarak, zerre kadar vicdanı olan devlet yetkililerini göreve davet ediyorum.

Evet dostlar, kimileri Allah adına yanlış yaparlar, kimileri Allah adına tüm insanlığı hayıra ve hayırlı işlere davet ederler.

Dostlar, eğer sizler de Allah adıyla birşeyler yapacaksanız aman çok dikkatli olun. Bilmem anlatabildim mi?

Haydi hoşça kalın, dostça kalın…

YORUM YAP

Yorum yapabilmek için kuralları kabul etmelisiniz.
Yeni bir yorum göndermek için 60 saniye beklemelisiniz.

Henüz bu içeriğe yorum yapılmamış.
İlk yorum yapan olmak ister misiniz?

error: Content is protected !!