Reklam
Reklam

Şu anda piyasa verileri güncelleniyor. Lütfen kısa bir süre sonra tekrar deneyiniz.

Körü körüne siyaset yapılmaz

Reklam

Dursun GİRGİN

Dostlarım merhaba…

Siyasette yangın var, yetişin.

Dostlar, olacağı buydu ve en sonunda düğmelere basıldı. Aslında bu olanları yıllar önceden hep uyarmaya çalıştık ama birileri inatla sanki Türkiye’yi toz pembe gibi göstermeye o kadar çok gayret ettiler ki sormayın.

Hani bir atasözümüz vardır; ‘Perşembenin gelişi Çarşambadan belliydi’ derler ya. İşte bu ışığı bizler taa Gezi Parkı olaylarında fark ettik. O zaman büyük bir panik vardı; ‘eyvah şimdi ne olacak’ endişesi başlamıştı. Yani olaylara, olup bitenlere sağduyuyla yaklaşan ve tarafsız bir dürbünle bakan her vatandaşımız; ‘bu olacakları zaten bekliyorduk, çünkü artık mızrak çuvala hatta harara bile sığmıyordu’ diyordu. Bütün bu olup bitenler bizlere şunu sesleniyordu; artık Türkiye’de siyaset kirlenmişti, öyle de kolay kolay temizlenecek cinsten de değildi.

Zaten birçok yasalarda günü birlik yapılan değişikliklerin tek bir amacı vardı, o da şuydu; ‘sorgulanamayan bir hükümet’ isteniyordu. Netekim şimdi birçok alelacele yapılan değişikliklerin de temelinde yatan gerçek budur. Ancak her kim ne yaparsa yapsın bu ülkenin tarihçileri bütün bu olup bitenleri öyle bir yazacaklar ki, yıllarca, asırlarca AKP iktidarı hep sorgulanacaktır.

Örneğin kâr eden KİT’lerin satılmasını nasıl açıklayacaklar?

Neymiş efendim, devletin malı olmazmış. Peki aldık kabul ettik de, bu satılıp savulanlar bu milletin ortak malı değil mi ki? Bir yılını dahi doldurmadan bazı satılan, özelleştirilen yerler elden ele geçerek alıcıları milyarlar kazandı. Yani tabir caizse ‘çayın taşıyla çayın kuşunu vurdular’ ve kısa zamanda, adı sanı hiç duyulmamış kişiler milyarderler listesine giriverdiler. Sonuçta hep bu olup bitenleri gerçekleştirenler, aslında sözde müslümanlardı. Bir nevi dini referans göstererek, Allahı ve Resulünü dahi kirli duygularına alet ettiler. İşte en büyük tehlike de zaten buydu ve bazıları halâ bu milletin gözünün içine baka baka aynı oyunları oynamaya çalışıyorlar.

Dostlarım; ülkemizde gerçekten de çok büyük işler dönüyor, eğer aklı selim bir kafayla şu AKP’nin 11 yıllık siyasetini göz önüne getirecek olursak, ülkemizde satılıp savrulan birçok değerleri hep yabancı sermayeler almıştır. Bugün Türkiye halâ kendi aracını kendi yapamayan bir ülke konumunda.

Peki ben şimdi sormak istiyorum; AKP iktidarı boyunca bu ülkeye kaç tane ağır sanayi fabrikası yapıldı? Tarımda bu ülkede hangi modernleşme yapıldı? Hep satıp savdık ama yenisini yapamadık. Peki neden? Çünkü bu düzen, kölelik düzenidir. Ülkemiz her geçen gün daha da fakirleştirildi. Çiftçimiz perişan, işçimiz perişan, emekli perişan, esnaf zaten perişan.

Peki nasıl oluyor da bunca insan perişan olduğu halde bu iktidarın hep oyları yükseldi? Çünkü bu ülkede gerçek manada bir ana muhalefet yapabilecek bir siyasetçi yoktu.

Evet bugün halâ savcılar değişiyor, savcılar görevden alınıyor, emniyet müdürleri görevden alınıyor ama etkin bir muhalefeti meydanlarda göremiyoruz. Bu ülkede onca hukuksuzluklar olup biterken maalesef Sayın Başbakan dünya turuna çıkabiliyor.

Evet beyler; neler oluyor bu ülkede? Bir vatandaşımız ayakkabı kutusu gösterdi diye apar topar, karga tulumba sorguya çekiliyor. Peki neler oluyor bu ülkede?

Ey vekiller, sizlere biz 14-15 bin lira maaşı alıp, yiyip, içip, keyfinize bakasınız diye oy vermedik. Bu ülkede yaşayan neredeyse 80 milyona varan insanımızın hakkını, hukukunu koruyun diye verdik o oyları size.

Evet değerli milletvekillerim; eğer sizlerde birazcık olsun Allah korkusu varsa, lütfen bu ülkedeki tüm hukuksuzlukları, varsa yolsuzlukları, ucu bucağı kimlere kadar dokunursa dokunsun, eğer bu olayların üzerine adam gibi gidebilirseniz, sizlere verdiğimiz oylar helâlı hoş ola. Değilse, bu dünyada olmasa bile yemi kıyamet günü sizlerden hesap soracaktır bu yüce millet. Bunu da sakın unutmayın. Evet bu dünyada her şeyi kılıfına uydurmak belki de kolay olabilir ama yüce divanda bu mümkün mü? Neyse, yüce Allahım bu cennet vatanımızı tüm kötülüklerden korusun. Yüce Allahım hiç kimseyi nefsinin esiri yapmasın, amin.

Haydi dostlar, hoşça kalın, dostça kalın…

YORUM YAP

Yorum yapabilmek için kuralları kabul etmelisiniz.
Yeni bir yorum göndermek için 60 saniye beklemelisiniz.

Henüz bu içeriğe yorum yapılmamış.
İlk yorum yapan olmak ister misiniz?

error: Content is protected !!