

Dursun GİRGİN
Dostlarım merhaba.
İşlerimin yoğunluğu nedeniyle köşe yazılarımda da bazı aksamalar oluyor. Bu nedenle tüm dostlarımdan özür diliyorum ve bugün bazı konulara da açıklık getirmek istiyorum.
Milas ÖNDER Gazetemizde bazı bazı asma davulla ilgili ilanlarım çıkıyor. Sağolsun dostlarımız, bir kültür hizmetidir anlayışıyla arada sırada duyurumu yapıyorlar. Tabii bu arada, halkımızın bilmesi gereken konular var. Örneğin çocuk davulları, İzmirlilerin yaptığı gibi sıradan bir müzik aleti değil bir nevi büyük davulların işçiliği neyse aynısını yapıyoruz. Bu arada da çocuk davullarının şiparişine inanın yetişemiyorum.
Bir şeyi daha açıklamak istiyorum. Bizim bazı uyanık zurnacı ve davulcu arkadaşlarımızın, benden aldıkları 50 liralık çocuk davullarını çok daha yüksek fiyatla sattıklarını duydum. Bu da beni çok üzüyor. O nedenle ben bu işleri yapan birisi olarak diyorum ki, lütfen benim telefonlarım gerek Milas ÖNDER Gazetesinde, gerekse internet ortamında bulunabilir. Mesela, Zurnacı Muhtar Dursun diye internete girdiğiniz zaman mutlaka telefonlarıma da uluşabilirsiniz değerli dostlarım.
Bu konuya çoktandır açıklık getirmek istiyordum, bugüne nasip oldu.
Gelelim bu kültürle ilgili bazı detaylara. Bir dostum benden, eski-otantik deri davullardan istedi. Tabii şu aralar deri davul yapımı çok zor olmamakla beraber deri bulma işi işlerimizi hayli zorlaştırıyor. Bulduğumuz hazır derilerde zaman zaman bazı zorluklar yaşıyoruz. İşte bu nedenle deri davul işçiliği biraz daha masraflı oluyor.
Şimdi gelelim her işte kalite konusuna.
Geçen gün Muğla’da canım çekti bir köfte yemek istedim. Malum Muğla’nın köfteleri çok yağlı. Bir de ekmeği yağlamaları işin cabası. Ekmekler yağlı köfteler yağlı derken, o kadar dikkat ettiğim halde üzerime yağ damladı. Aman Allahım, o yağları çıkarıncaya kadar akla karayı seçtim. Neyse, yemekten sonra, hadi dedim Yörüklerin kahvesine takılayım da orada dostlarla birkaç lakırtı yapalım.
Kahvede de Kozağaç Köyü Muhtarı, değerli dostum Kadir Bey varmış. Hoş beş derken yakamdaki ıslaklığı gördü ve "Hayrola gömleğin ıslak mı, yoksa sıcaktan dolayı ter mi" diye takılınca, ben de şakayla karışık, "Ne olsun, Muğlamızın köftesinin azizliğine uğradım, gelin de sizlere Milas’ta falanca yerde bir köfte yedireyim de görün köfte nasıl olurmuş" deyince, meğer o da benzer bir yağ damlaması sorunu yaşamış ve "Yahu muhtarım, gerçekten de Milas’ta bir köfte yedim, halâ o lezzeti unutamadım" deyince doğrusu çok duygulandım. Çünkü benim Milasımın adı güzel bir şekilde anılıyordu.
İşte dostlar, ne yaparsanız yapın kalite çok önemli. Bu nedenle diyorum ki, benim Milasım bir başkadır. Her ne yaparsak yapalım dostlar, geliniz işinizin, aşınızın, sanatınızın, sazınızın, sözünüzün hakkını verin diyor, bu vesileyle de tüm dostlarımın yöremizdeki değerleri yaratmaları konusunda da duyarlı davranmalarını rica ediyorum.
Evet dostlarım, ben ömrüm boyunca kültür değerlerimizin bir sömürü aracı, bir çıkar aracı, bir rant aracı olarak kullanılmasına karşı çıktığım için böyle bir açıklama yapma mecburiyetinde kaldım. Amacım şu, yöremizde herşeyin en güzeli bulunsun, bunu yaparken de herkes hakkından fazlasını almasın. Bilmem anlatabildim mi?
Evet dostlar, gerek çocuk davulu, gerek asma davul, gerekse akordu yapılmış kaba zurna ve kaba zurna kamışları konusunda eğer bir ihtiyacınız olursa, mutlaka başvuracağınız adres, Zurnacı Muhtar Dursun olsun.
Haydi dostlarım, hoşça kalın, dostça kalın.
(0 532 6420539 ve 0 252 5454230)


