

Hayata Dair / Fikret ÇOBAN
Acaba bilme isteğinin, merak etmenin, her şeyi sorgulamanın, böyle muhalif olmanın beni nereye götüreceğini biliyor muyum?
Başıma ne gelir, öğrenmenin sınırı yok ama, başıma ne gelir biliyor muyum?
Tabii ki biliyorum, ama bilmekten mi vazgeçeyim, öğrenmenin özgürlüğünden mi vazgeçeyim?
Ne olursa olsun eğer akıl benimse, kalbim küt küt atıyorsa bilme isteğimin peşinden gitmeliyim, tıpkı bizden öncekiler gibi, ''dolanbaçlı-engebeli'' bir yol gibi görünse de sen istersen yol açık, orda bak görüyorsun!
O zaman önünde açık yürünecek bir yolu gören, ne diye yürümekten vazgeçsin, yolun beni hangi güzelliklere götüreceğini biliyor muyum?
Yaşamak için değil, çünkü tüm canlılar yaşıyor zaten, bilerek yaşamak için, yaşadığım dünyayı daha iyi kavramak için önümde açık duran bu yoldan gitmeliyim.
Olaylar ve olgular beni değil ben onları kontrölüme almalı ve aklımla iyi-kötüyü haklı-haksızı ayırmalıyım.
Dünya beni değil ben dünyayı çözmeli, kendime bağlamalıyım.
Bilgimle, özgürlüğümle ve öğrenmenin sınırsızlığıyla ben dünyayı kuşatmalıyım.
Herhangi bir kalıp programların içine girmeden, dar siyasetlerin içinde boğulmadan açık denizlere kulaç atmasını öğrenmeliyim.
Zamanında filozoflar söylemiş, insan bildiği kadar insandır. Az bilen az, çok bilen çok insandır.
Gerçek bu, geleceğimiz, belki de mutlu geleceğimiz buna bağlı.
"Bir bardak su içmenin mutluluğunu bile yeri geldiğinde değişmemek hiç bir şeye" dememize bağlı.
Sonuçta ben bir insanım.
Benim aklım var, kaldıysa bir vicdanım var.
Zaman içinde oluşmuş değerlerim var, bunlar doğru mu, diye sorgulayabiliyorum.
Hiçbir şeye körü körüne bağlanmıyorum. Çünkü böyle olmak, değişime ve özgürlüğe aklımı ve ruhumu kapatmak, aslında bu ''olmamak'' anlamına gelir.
İnsan bildikçe, tecrübelerini test ettikçe ve elbetteki bir benzerleriyle paylaştıkça ve sevdikçe gerçekten yaşar, çok insan olur!
Aslında hayat, özgür bir hayat; kollarını açmış bizi bekliyor.
Mesele önümüzde duran açık yoldan yürümek, engellerine rağmen yürümek, aklımızın kontrol zincirlerini kırıp o yoldan yürümek, orda özgürlük var, orda insanın insanla muhabbeti, insanın insana merhameti var!
Kollarını açmış bizi bekleyen bu yoldan yürürsek kendimiz oluruz, o zaman kendimiz ''insan'' oluruz, diyebilmek için yazdım bütün bunları, değdi mi bilmem!
Demlenmiş Sözler...
"İnsanlık, herkesin içine sığabileceği bir elbise değildir."
Bob DYLAN


