Reklam
Reklam

Şu anda piyasa verileri güncelleniyor. Lütfen kısa bir süre sonra tekrar deneyiniz.

Ne olur Kadir Mevlam, son şehitlerimiz olsun artık!..

Reklam

Dursun GİRGİN

Dostlarım merhaba.

Her ne kadar işlerim yoğun olsa da, hiç olmazsa haftada bir defacık olsun içimizdeki öfkeleri, içimizdeki ıstırapları kalemimizle anlatalım istiyorum. Tabii bunlar da, bir bakıyorsunuz kültür konuları oluyor, bir bakıyorsunuz ki güncel olaylar oluyor.

Cuma, Cumartesi, Pazar işlerimiz yoğun, malûm. Her ne kadar ülkemiz bir ateş çemberi içinde olsa da ‘ağrıyan yerim başka, acıkan yerim başka’ misali, bir gözümüz ağlarken diğer bir gözümüzle de rızkımızın peşindeyiz. Kimimiz bakkal, kimimiz aşçı, kimimiz amir, kimimiz memur, kimimiz işçi, velhasıl dünya kırk kulplu bir kazan, tut da bir kulpundan sen de kazan hikayesi …

Eh ne yapalım dostlar, dünya bu …

Şu aralar inanın işlerimin yoğunluğuna dahi sevinemiyorum. Niye? Her gün birçok yiğidimziin ölüm haberlerini alıyorum ve bu da benim mutlu olmamı engelliyor. Tabii değerli dostlarım bütün bu olup bitenlerin bir siyasi sorumlusu yok mu? Peki neden sen ben hepimiz, Kürdü, Alevisi, Romanı, Lazı, Arnavutu, Çerkezi, Boşnağı, velhasıl tüm Türkiye neden doğru dürüst bu ülkeyi yönetecek kişileri bulamıyoruz? Neden, neden, neden?

Daha dün, "artık bu ülkede terör bitti" diyenlerin bugün halâ başımızda yönetici olmaları sizce de doğru mu?

Değerli Dostlar, barış dedik olmadı, ‘Akil adamlar’ gönderdik olmadı. Demek ki lafla peynir gemisi yürümüyormuş. O halde eksik olan birşeyler var ki, bir türlü taşlar yerli yerine oturamıyor.

Hani bizim şu meşhur insansız hava araçlarımız? Hani bizim şu meşhur MİTimiz nerede? Öyle ya, önce bu ülkenin tecrübeli askerlerinin ayağını kaydıracaksın, ondan sonra da sen kalkıp bu milletin gözünün içine baka baka ‘terör azdı’ diyeceksin …

Ne yazık ki halâ bu millet uyanamıyor. 2002 yılında neredeyse PKK’nın esamesi bile kalmadıydı. Peki sonuçta ne oldu önce gizli gizli sonra açıktan yapılan Apo görüşmeleri? O görüşmeler sırasında birileri yine palazlanmış anlaşılan. Hem de ne palazlanma!…

Peki şimdi ne oluyor yine? Hep ölenler gariban Anadolu çocukları. Siz hiç, zenginin ve de siyasetçinin bir tek çocuğunun öldüğünü duydunuz mu? Hayır …

Evet dostlar, gelirde adaletsizlik, hakça bölüşümde adaletsizlik, bunca haksızlığın, bunca yolsuzluğun olduğu bir ülkede sayın Cumhurbaşkanı, 400 değil 500 millet vekili çıkarsanız dahi, kusura bakmayın ama, oyun bilmeyen gelin hikayesi: Önce yenim dar demiş yenini genişletmişler, sonra yerim dar demiş yerini genişletmişler, en sonunda da demişler ki, ‘kızım sen şuna doğru dürüst, ben oyun bilmiyorum desene’!.."

Bugünkü şu siyasi tabloya bakıp da doğrusu ümitli olmak çok zor.

Şimdi, gören göz kılavuz istemez misali sormak istiyorum: Bizler, 7 Haziran’da seçime gitmedik mi? Gittik. Eee, ne oldu da şimdi yeniden seçime gidiyoruz? Peki değişen ne? Yeni bir seçim sonrası ne değişecek ki değerli dostlar. Bana kalırsa bugünkü tablonun en başta gelen sorumluları, kalemini satan zavallı medya ve bugünkü siyasi iktidar.

Evet kardeşim eğer sen hesap sormasını bilmiyorsan ben ne yapayım.

Evet, benim üzülmeye, o gencecik gençlerin başında ağlamaya hakkım var. Ama ey halâ ‘AKP bu ülkeyi kurtarır’ diye düşünenler, sizin hiç hakkınız yok o gençlerin ardından ne ağlamaya ne de tek bir cümle söylemeye. Yazıklar olsun halâ kula kulluk edenlere ...

Aziz Şehitlerimize Yüce Rabbimden rahmet dilerken, tüm Silahlı Kuvvetlerimize ve tüm Şehit Ailelerimize başsağlığı diliyorum.

Ey benim yüce rabbim, ne olur bizleri helak etme diyor, hepinizi, tüm dostlarımı sağduyulu olmaya davet ediyorum.

 

Hoşça kalın, dostça kalın.

Ne olur Kadir Mevlam, son şehitlerimiz olsun artık!..

YORUM YAP

Yorum yapabilmek için kuralları kabul etmelisiniz.
Yeni bir yorum göndermek için 60 saniye beklemelisiniz.

Henüz bu içeriğe yorum yapılmamış.
İlk yorum yapan olmak ister misiniz?

error: Content is protected !!