

Hayata Dair / Fikret ÇOBAN
Hafta sonları genelde köye giderim. Küçük bir bahçem var, toprakla uğraşmak bana mutluluk verir. Biriktirdiklerimi orda okurum, eski dergileri, sarı defterleri orda karıştırır dururum. Benim bir işim vardır ki o da okumaktır, nasıl alışmışsam işte okumaktan, şiir söylemekten, türkü dinlemekten aldığım zevki hele bir de köydeysem zeytin ağaçları arasındaysam, kırlangıçlar tavan altlarına yuva yapmışsa o zaman anlatılmaz olur...
Yine böyle bir günde eski şiir-edebiyat dergilerini karıştırırken, çöp işçilerinin çıkardığı K'ATIK dergisine takıldım kaldım. Orda anlatılan gerçek bir hikaye beni çarptı. Kalbim acıdı, yırtıldı gibi oldu. Hikayenin özeti şu:
"Ziya Şimşek ve Eyüp Şahin çöp toplayıcıları olarak geçimlerini sağlamaktadır. Topladıkları kağıtları arabalarının üstlerine yığarak, yol kenarından usul usul yürürlerken; arabanın biri Ziya'ya çarpıp onu yol üstüne fırlatıyor, tabii araba hızla ordan kaçıyor. Arkadaşı Eyüp yerde yatan Ziya’yı yol kenarına taşımak isterken; süper bir araba Eyüp'e çarpar ve parçalanmış bedeni yol ortasına seriliverir. Cesedi, topladığı kağıt parçalarıyla örtülür.
Ziya ise yaralı ve yerde yatmaktadır."
Bu olayı okuyunca hatırladım, yıllar önce televizyon kanallarına konu olmuş, epey konuşulmuştu.
İşte geride kalan arkadaşlarından K'ATIK dergisini çıkaran Ali Mendillioğlu da bu acının güzel şiirini yazar, unutulmasınlar diye, varsa vicdanı olanın vicdanı sızlasın diye...
Bu şiir bir itirazı içinde barındırır, o da her biçimiyle "kapitalizm bir çöp uygarlığıdır!"
ZİYA ile EYÜP
Saat 24.00 /Konya yolu /Ziya /sürükler düşlerini el arabasında yol boyu /kim bilir ne düşünür /Nerden bileceksin /Yatılmaz ki düşüne düşenin
Ziya /zulada gizli sevda /sofrada ekmek /gurbetten gelen haber /herkes için bir şey
Ziya /zayi olmuş yaşam /Ziya kendinden başka herkes
Karşı Metropolitan otel /adını bilir Ziya, /bir de çöpünü /ambalaj türlü zibil /aliminyumu /peti /plastiği /hepsi janjanlı Gavurca etiketli
içindekinin tadını bilmez amma ziya /bilir ki çöpün boşu rızk /zulada gizli sevdadır /sofrada ekmek
Aha ziya karşı metropolitan otel /yürü rızkına /ekmeğine yürü ziya
Sürükle el arabanı düşlerin gibi karşıya /karşı metropolitan otel /karşı saltanat /Senin devletinse ekmeğin /İki devlet arasındaki sınır /şimdi Konya yoludur /Nereye gitsek sınırlar _nereye gitsek kaçak /nereye gitsek kaçakçı /Kato'dan, kızılgedikten öte /kaçağa giderdik /Çaya cigaraya /Geldik Ankara'ya /Bu sefer adımızı koydular /Kaçak çöp avcısı /Dinine yanam /vazgeçmiyormuş essahtan huylu huyundan /Ya bizde var bir arıza /Ya bu töresi batası dünya ....
...
Saat 24.00 /Karanlık saklar /Üstünün başının, ellerinin kirini /Ayak kırar kokunu /İşte Konya yolu /Geç sınırı /Yürü karşıya Ziya /Senin devletinin sınırları /O saltanatın çerine çöpüne kadar
...
Eyüp /Büyüyor eknomi /Kalkınıyor ülke /Yıllık büyüme hızı %8
Teknoloji gelişiyor, /büyüyor dünya /Kameralı cep telefonları /İnternet /Bacaklarındaki kılı /Kaymak gibi alan /Elektirikli ağdalar /Ve bilimum zırzavat
globalleşiyoruz /Küçük bir köy oldu amma /Eyüp yol parasına kıyıp ta /Ankara'ya /Geldi geleli bir Kızılay'a inemedi halâ!
Not- Şiirin tamamı bir kitap dosyası şeklindedir, kendimce seçtiğim bir bölümü paylaştım.
Demlenmiş Sözler...
İnsanları Seveceksin!
(Remarque'ın bir romanının adı)


