

Dursun GİRGİN - Dostlarım merhaba!
Siyaset bir hizmet yeridir, aynı zamanda da ektiğini biçme yeridir. Bu cümleden hareketle hem siyasi hem kültürel yönleriyle bir şeyler anlatalım istiyorum. Şu ana kadar burnundan kıl aldırmayan bazı kişiler vardı. Bunlar iktidarda da var, ne yazık ki muhalefette de var. Malum, 6-7 seneden beri Milas’ta da Kent Konseyi oluştu. Milas Kent Konseyi toplantılarında, dernek başkanıyken ben de bulundum. Sağolsun birçok dostlarım beni halâ toplantılara çağırırlar. Çoğu zaman da işlerim olmazsa katılmaya çalışırım. Ancak asıl olan nedir? Senin benim bu tür toplantılarda öne sürdüğümüz fikirlerin kabul görmesi, gerçekleşmesi değil mi? İşte birçok toplantıda Milas Kent Konseyi’nde yıllar önce ortaya sürmüş olduğum Davul Zurna Festivali önerilerimi ne yazık ki biz gerçekleştiremedik. Sonraları Muğla merkezde yapılmaya başlandı. Bu beni çok üzdü. O sırada çok değerli ozanımız Aşık Veysel’in sözleri aklıma geldi, "Sen altınsın da ben bakır mıyım, sen insansın da ben hayvan mıyım, sen topraksın da ben taş mıyım?" sözleri beynimde şimşek gibi çaktı.
Siyaset, birilerinin elinden tutarken, diğer birilerini yerin dibine batırmak değildir. Ancak şu bir gerçek ki, birçok yerel yönetimlerin hataları yüzünden ne yazık ki CHP yıllardır iktidar olamıyor ve bugün Edirne’den Lüleburgaz’a, Tekirdağ’dan Çorlu’ya ve Kırklareli’nden Çanakkale’ye kendileriyle sohbet ettiğim birçok müzisyen arkadaşlar hep yerel yönetimlerin ilgisizliğinden şikayetçiler. İşte bugün de Muğlamızda olup bitenler de o yerlerden pek de farklı değil.
Örneğin, adı bende gizli bir dostum diyor ki: "Dursun amca, ben de zurna festivalinde bas gitar çaldım. Bana çıkarıp da 1 lira bile vermediler ..." Doğrusu bu sözleri duyunca ister istemez üzülüyorum. Ve bizler ta Yunanistan’dan bilmem kimleri getirip onca paralar verirken, neden kendi yöremizin çocuklarına yeterince sahip çıkamıyoruz, çıkmıyoruz?
Peki şimdi -yine- siyaset zamanı gelip çattı. Yunanlı mı yoksa Bulgar mı size oy verip de iktidar yapacak? Evet birileri diyebilir ki, "Yahu Dursun amca sen de amma nankörsün. Baksana adamlar zurnanın festivalini bile yaptılar." Evet doğru. Bu neye benzer biliyor musunuz ? Sayın cumhurbaşkanımız bir zamanlar Afrika’ya açları doyurmaya gittiydi, oysa kendi ülkesinde o kadar çok aç vardı ki sormayın.
İşte siyasetin de siyasetçi olabilmenin de önemi burada bir kez daha gündeme geliyor. Hani şu "Oğlum sen adam olamazsın" diyen babanın hikayesindeki gibi, eğer bu bahsettiğim yerlerdeki yöneticiler gerçekten de bu insanların ellerinden tutabilselerdi CHP çoktan iktidar olurdu. Bunlar sadece birer örnek.
Evet bizler sorumluluk duygusuyla hareket etmek zorundayız. Bir pire yüzünden yorganı elbette yakmayacağız ama herkes de yaptığı hataların hesabını vermelidir. Yani hiç kimsenin yaptığı yanına kâr kalmamalıdır.
Evet dostlarım, zurna festivali ülkemizde yaşanan olaylar nedeniyle bu yıl iptal oldu, zaten olması gereken de buydu.
Her şeye rağmen ben bir kültür adamı olarak, yıllarca bu kültüre emek vermiş ve bu kültür sayesinde alnının teriyle ekmeğini kazanmış bir dostunuz olarak kültürümü öylesine koruyacağım ki tüm kültür dostlarım da bunu görecekler.
Nasıl mı? Zamanı gelince görürsünüz. Şimdilik vakit henüz erken ...
Haydi dostlarım, hoşça kalın dostça kalın!


