

Mehmet SARI - Emekli İlköğretim Müfettişi
Ankara yürüyüşünün büyük bir amacı vardı. İnsanlarımızdaki bu amaç, Ankara yürüyüşünde güneş gibi görülmüştür. Yürüyüşte herkesin elinde hepimizi birleştiren bayrağımızın bulunması bunun kanıtı idi.
Ayrıca taşınan bu bayraklar millet olarak gururumuzu, ulusal bilincimizin yüksek varlığını dünyaya gösteriyordu. Cumhuriyetin kuruluşunun aydınlığını ve ‘yurtta sulh dünyada sulh’ tavrının doğruluğunu yürüyüşteki ruh ve inanç göstermiştir.
Demek ki cumhuriyetin kuruluşundaki bu ruh ve inanç devam ediyor ki, kuvvetini yitirmeden bu yürüyüş ile ilk Büyük Millet Meclisinde kurulduğu gibi, yürüyüş burada sona erdirilmiş, bağlılığını göstermiştir.
Çünkü Türkiye Cumhuriyeti’ni kuranlar, o gün de tek yürek olarak, cumhuriyetin vatandaşları olarak, "Ne Mutlu Türküm Diyene" inancıyla bunu başarmışlardı. İşte cumhuriyetin başarıldığı o günlerdeki gibi aynı ruh ve heyecanı yaşadığımızı, tek yürek yürüyüşlerini ilk BMM binasına kadar sürdürerek göstermişlerdir.
Millet olmanın yüksek bir bilinç istediğini ve bunun da bizde fazlasıyla var olduğunu bu yürüyüş göstermiş oldu.
Ayrıca, üniter devlet olan cumhuriyetimizin her karış toprağının hepimizin olduğu ve hepimize yeteceğini, bu birlik yürüyüşü, bayraklarımızın aydınlığı gibi bize gösterdi. Çünkü bu topraklardan düşman kovulurken akıtılan kanlar bize ‘bunları da unutmayın’ diyordu.
Neden unutmayın diyordu? Çünkü bu topraklardan düşman kovulurken akıtılan şehit kanları birbirine karışmış. İşte bu karışan şehit kanları bu toprakların sahibi olmuştur.
Ayrıca bu birbirine karışan şehit kanları gibi bugünkü etnik kökenden gelen insanların değişik birlikteliğini oluşturarak bu ailelerin birbirinden ayrıştırma imkanı da yoktur.
Örneğin Milas Kırcağız köyüme gelen Muş ili çocuklarından olan Şahmer enişte benim akrabamla 1923 yılında evlenmiş. Bu aileden benim de akrabam olan gençler, köyümün gençleri ile aile kurmuşlar, yaşamlarını sürdürüyorlar. İşte bu aileleri etnik kökenine göre nasıl ayıracağız? Yapalım desek bile bu, olmayacak duaya amin demek olmaz mı?
Yurttan düşmanı birlikte kovmuşlar. Yurt için birlikte şehit olmuşlar. Cumhuriyeti birlikte kurmuşlar. Bugüne kadar birlikte yaşatmışlar, korumuşlar cumhuriyeti.
Unutulmamalıdır ki; etnik kökene göre Türkiye cumhuriyeti toprakları bölünemez. Çünkü; etnik kökene göre kaynaşma, yapılaşma olmamış uzun yıllar…
Örneğin benim ailemde oluştuğu gibi, yıllar içinde ve göçler sonucunda etnik köklerde yeni yapılanma, evlenmeler oluşmuş.
Gene ticari, ekonomik adımlar sonucu oluşan yapılaşmalarda ayrışmaya gidilmesi artık mümkün değildir.
Ayrıca bin yıllık ortak yaşam alışkanlıklarının yenilmesi, yenilenmesi mümkün değildir. Ancak; eğitim, kültür, tarım ve toprak reformları yapılmalıdır.
Bir de oralarda uygulanan bağnazlık ve hurafe inançlar için yenileştirme, aydınlatmalar yapılabilir, yapılmalıdır. Başlık parasına kızların satışı engellenmelidir. Kadına şiddet uygulanmamalıdır. Kız, erkek miras hakkı eşit olmalıdır. Medeni kanun yaşama geçirilmelidir. Laik yaşam gerçek manada sağlanmalıdır.


