Reklam
Reklam

Şu anda piyasa verileri güncelleniyor. Lütfen kısa bir süre sonra tekrar deneyiniz.

Reklam

SÜREÇ DEĞERLENDİRME VE GELİŞİM RAPORLARI

Reklam
SÜREÇ DEĞERLENDİRME VE GELİŞİM RAPORLARI

Karne zamanı geldi çattı. Eskiden karne vermenin olumsuzlukları üzerinde yorumlar yapardık. Çok eskilerde karneden önce kimse nasıl bir sonuçla karşılaşacağını bilmez, büyük bir heyecanla karne gününü beklerdi. Sonuç mu? Bazılarına hüsran bazılarına sürpriz. Karne günü yaşanan trajik olaylara tanık olurduk.

Sonra bu değerlendirmenin doğru olmadığı söylendi, anlatıldı. Bir de sanal ortam işin içine girince öğrencinin sınavdan aldığı not hemen kendisi ve ailesi tarafından görülmeye başlandı. Kötü mü oldu? Tabi ki çocuk yaptıklarının karşılığını hemen görecek ki düzeltmek için fırsatı olsun. Öbür türlü bir yılın toptan değerlendirmesi deyip geçiyorduk. Yine işin içinde bir sır perdesi olmalı dedik. Sınavlardan iyi alsan da ders içindeki durumun sözlü notu olacak. sınavlarına güvenme, her şey olabilir gizemi ile sanal ortamdaki not durumlarını karne öncesinde öğrenciye kapatmaya devam ettik. Gizemimizi korumamız gerekiyordu.

Sonra yavaş yavaş her şey şeffaf oldu. Ve en son olarak Maarif Modeli ile birlikte süreç değerlendirmeye geçtik. Geçtik de zihinlerimizin alışık olmadığı bir duruma uyum sağlayamıyoruz işte. Nasıl öğrendiysek öyle sürdüreceğiz.

Süreç değerlendirme konusuna daha önce bir yazımda değinmiştim. Onun için uzatmayacağım. Ama gerçekten süreci değerlendirmek için süreci yönetmek gerekir. Dönem sonu geldi. Eski alışkanlık karne zamanı diyerek öğrencilerle ilgili değerlendirmeleri sanal ortamda yapması gereken öğretmenler için büyük bir külfet ortaya çıktı. Herkes bu nasıl angarya, demeye başladı.

Öğretmen açısından külfet olarak görülen durum aslında veli için daha büyük külfet oldu. Önceden bir puanlama ile net bir sonuç görüyordu çocuğu ile ilgili. Pekiyi, iyi, geliştirilmeli gibi kıstasların içine yerleştirilmiş olan çocuğu ile ilgili net bir durum değerlendirmesi var sanıyordu elinde. Oysa şimdi her konuda en az bir öğrenme çıktısına ait çocuğun ne düzeyde olduğunu sisteme giren öğretmenin bu değerlendirmesini açıklayıcı cümlelerle eline tuttuğunda okuyup anlamlandırması gerekiyor. İşte veli için de bir muamma başlıyor. Kendi çocuğunun durumunu okuyup anlasın mı? Nasıl anlasın? Başka çocuklarla nasıl kıyaslama yapsın da çocuğunu bir sıralamaya koysun?

İşte bütün bu nedenler öğretmenden çok veliyi endişe içinde bırakmıştır. Bu nedenle de toplumun pek çok kesiminden bakanlığa tepkiler bildirilmiştir. Ne oldu peki? Geri adım atıldı ve gelişim raporları sene sonunda verilecek denildi. Yanlış…

Süreç değerlendirmenin en önemli işlevi bireyin gelişimi ile ilgili yapıcı geri dönüt verilerek gelişimini takip etmesini, öğrenmesini yapılandırmasını sağlamaktır. Sene sonunda verilecek gelişim raporları sonuç odaklıdır ve “Bu ne perhiz bu ne lahana turşusu” demekten başka bir söz düşmez bize.

Olması gereken daha sık aralıklarla gelişim raporlarının doldurularak öğrencinin gelişimi ile ilgili ailesinin ve kendinin bilgi sahibi olmasını sağlamaktır. Her tema/ünite sonunda yapılacak değerlendirmelerin öğrenci ile paylaşılması, eksiklerinin değerlendirilmesi yani sağlıklı bir geri bildirim verilmesi öğrencinin gelişimini destekleyen ve süreç odaklı yaklaşımı esas alan bir yöntem olur. Böyle bir yöntem uygulanamaz mı? Uygulayan ülkeler yok mu?

İLKAY KUMTEPE/12.01.2026

YORUM YAP

Yorum yapabilmek için kuralları kabul etmelisiniz.
Yeni bir yorum göndermek için 60 saniye beklemelisiniz.

Henüz bu içeriğe yorum yapılmamış.
İlk yorum yapan olmak ister misiniz?