

Avlanmak için dağa çıktığımızda av köpeklerimizin bilhassa tavşancı kopoyların en büyük düşmanı çoban köpekleridir. Bu yüzden av esnasında köpeklerimize çok dikkat etmemiz gözümüzün önünden ayırmamamız gerekir.
Bir ton para ödeyerek satın alınan tavşancı veya domuzcu kopoy köpekleri av esnasında çoban köpekleri tarafından boğulmakta. Parasını bir kenara bırakalım zorlukla eğitilen bu değerli köpekleri hiç yoktan zayi etmemiz işin en önemli tarafı bu yüzden tavşan avcıları çobanların bulunduğu bölgelerde yaban tavşanının bol olduğunu bildikleri halde çobanların köpekleri yüzünden o mıntıkaya ava gitmemektedir!
Sürü sahibi çoban kardeşlerimizin de hiç olmazsa ava açık günlerde köpeklerine sahip olması gerekir, sürü sahibi çobanlar;
“Kardeşim benim koyunum ve davarım var, köpek besleme hakkına da sahibim, köpekleriniz o kadar kıymetli ise buraya ava gelmeyin!..” diyebilirler. Elbette çobanlarda kendilerine göre haklıdırlar ancak bu doğada gezip dolaşmaya onların hakkı olduğu kadar avcılarında var! Her şeyden önemlisi avcı doğada (ava açık alanlarda) rahatça dolaşabilmek için T.C. Devletine, bu her yıl olmak üzere büyük paralar yatırıyor ve meralarda rahatça dolaşabilme iznini de T.C. Devletinden alıyor…
Kendi köyü veya merası civarında avlanan kentlerden gelen avcıların avlanmalarını engellemek ne o köylü vatandaşın ne de çobanın hakkı!
Avlaklarda çoban köpeklerinin saldırısına uğrayan veya köpeği boğulurken buna seyirci kalmayıp avcılar tarafından vurulan çoban köpekleri yüzünden kavgalar, çatışmalar çıkmakta hatta işlerin mahkemelere kadar dayandığını duymaktayız, bu işlerin o derecelere varması hiçte hoş şeyler değil, olmaması gerekir.
Biz avcıların köpekleri bizim yanımızda ne kadar değerliyse, çobanların köpeklerinde o derecede değerli ve siz çoban kardeşlerimizin gözü, kulağı olduğunu biliyoruz.
Bu yıl bölgemde yaşanan bu tür tatsız olayların karşılıklı anlayış içinde çözüleceğini inanıyorum.
Birde av köpeklerinin dağda zehir alıp ölmesi son günlerde bölgemizde sıkça duyulan bir olay daha çok Aksivri Dağı mıntıkasında. Avcı olsun olmasın insan olan insan kendisine zararı olmayan bir canlıyı göz göre, göre nasıl katleder?.. Bunları yapanlara insan demeye bile bin şahit ister!
Zehirlenme olaylarına çiğ et yeme alışkanlığından dolayı tavşancı kopoylarda daha sık rastlamaktayız, bu gibi vicdan ve ahlak dışı olaylar yüzünden kopoy nesli gün geçtikçe azalmakta!
Bir başka vaka: Tavşancı ve Domuzcu kopoy hırsızlığı!..
27 Eylül 2009 tarihinde Milas’a bağlı Ovakışlacık köyü önünde mısır tarlalarına giren domuzları vurmak için yapılan av esnasında aynı köyden Muhammet Bilge’ye ait dört adet domuzcu kopoy köpekleri kayboldu ve bu zamana kadar tüm aramalarımız sonuçsuz kaldı.
Bundan birkaç yıl önce Kuzyaka köyünde dernek yönetim kurulu üyemiz Serdar Gül’e ait 3 adet usta kopoy çiftlik içerisinden çalındı. O zamandan beri onlardan da haber yok!
Sadece bu av dönemi Milas yöresinde onlarca kopoy çalındı. Çalınma olayları sadece Muğla’da değil Manisa’da, Aydın’da hatta Ankara’da bile oluyor, aldığımız duyumlar kaçırılan köpekler Yunanistan ve Bulgaristan’a pazarlanıyormuş!..
Bu tür olaylara avcıların daha fazla seyirci kalmayı dur demesi lazım!
Zaman gelir bu vakalar bizimde başımıza gelebilir…
Ne demişler “Bugün bana olan yarın sana da olur”
Tüm bu olumsuzlukların son bulması ümidiyle tüm okurlarıma saygı ve sevgilerimi sunarım.


