- Makaleyi Paylaş
- Facebook'ta Paylaş
- Twitter'da Paylaş
- 24 May 2016, Tuesday 19:39
- 4204 kez okundu
Hayata Dair / Fikret ÇOBAN
“Bildiklerimizi anlatmamak, yazmamak ahlaksızlıktır” der Albert Camus.
Bu durumda çoğumuz ahlak suçu işlemiş oluyoruz. Tabii ki bu arada sürekli konuşuyoruz, yazıp çiziyoruz ama ne konuşuyoruz, bildiklerimizi mi?
Konuşulması gerekenleri, ısrarla konuşulması gerekenleri konuşuyor muyuz?
Umberto Eco’nun ne zaman söylediğini bilmediğim, ama ölmeden çok önce söylediğini bildiğim şu sözleri benim bilip de anlatmak istediklerime tercüman olur mu bilmem:
“Milyonlarca gerçek kişinin, aralarında pekçok çocuk olmak üzere açlıktan, savaştan ölmesi karşısında insanların fazla rahatsız olmaması, ama Anna Karenina’nın ölümü karşısında ıstırap çekmesi ne anlama gelir? Asla var olmadığını bildiğimiz bir kişinin ölümünü derinden paylaşmamızın anlamı nedir?”
Film kahramanlarının rol gereği ölümlerine, kavgalarına, ayrılıklarına bu kadar üzülüyoruz da, neden her gün terör nedeniyle, iş kazaları nedeniyle bu kadar insanın ölüp durmasına seyirci kalıyoruz?
Bunun sonu ne zaman gelecek?
Milletvekili dokunulmazlıklarının kaldırılması terör sorununu çözecek mi, askerlerin, polislerin, sivillerin ölüp durması bitecek mi?
Rahmetli Uğur Mumcu, “kalabalıklar hep mezarlıklara doğru değil biraz da barışa kardeşliğe yürüse bu sorun çözülür” demişti.
Ben böyle düşündükçe, böyle yazdıkça bazen yalnızlığı arar oluyorum.
İnsan yalnızlığı arar mı? Ben arıyorum.
Oturduğum mekanlarda, yürüdüğüm sokaklarda yalnızlık bürüyor beni.
Can Yücel’in “yalnızlığım benim çoğul türkülerim / ne kadar yalansız yaşarsak o kadar iyi” dizelerini mırıldanıp duruyorum.
‘Neden yalnızlık’ derseniz; müthiş yaratıcılık üretiyor yalnızlık, bir bakıma özgürlük ve ben’lik üretiyor.
Richard Senmett, “bir insan yalnız olmayı pek beceremiyorsa, başkalarıyla bir arada olması da zordur” diyor.
Bence de öyle, kendisiyle baş başa kalamayan insan, kendi gözleriyle yeniden ama yeniden dünyaya bakamayan insan asla kendisi olamaz.
Açık söylemek gerekirse, benim bu yalnızlıklarda aklım fena işliyor, bazen suç işliyor gibi geliyor, ama böyle düşünmekten, böyle çoğul yalnızlıktan da geri kalamıyorum. Mesala diyorum ki:
“Bizim, toplum olarak birlikte barış içinde ve kardeşçe yaşamamızın biricik kuralı; bir takım kurallara, yasalara sahip olmakla olmuyor, bizatihi diyorum, o yasaların, çünkü yasalar insan ihtiyacı içindir ve insan ihtiyacını giderdiği oranda kalıcıdır, yani yasaları, kuralları, sistemi birilerinin gücüne göre nasıl yapması değil toplumun nasıl yaptığı bizim demokratlığımızı, demokrasimizin kalibresini gösterir.”
Biliyorum ben de tüm bildiklerimi, gördüklerimi istediğim gibi yazamıyor, Albert Camus’a göre ahlaksızlık suçu işliyorum, dolaysıyla hemen şiire sığınıyorum .
Şiirin o özgürleştirici güzelliğine sığınıyorum.
“Kaldır başını kan uykulardan
Böyle yürek böyle atardamar
atmaz olsun.
Ses ol, ışık ol, yumruk ol
Karayeller indirmeden başına çatını
Sel suları bastığın toprağı dönüm dönüm
alıp götürmeden büyük denizlere
çabuk ol.
Tam çağı işe başlamanın doğan günle
bul içine tükürdüğün kitapları yeniden
her satırında buram buram alınteri
her sayfası günlük güneşlik
utanma suçun tümü senin değil
yırt otuzunda aldığın diplomayı
alfabelik çocuk ol
...
Benden geçti mi demek istiyorsun
aç iki kolunu iki yana
korkuluk ol!”
(Rıfat Ilgaz- ‘Aydın mısın’ şiirinden)
Demlenmiş sözler ...
Eğer istediğinizi söylemekte özgür değilseniz, orda özgürlük yok demektir! J. Hornberger
-
28.05.2024 Siz Hiç Siyah Kuğu Gördünüz mü ?
-
10.01.2024 Şiir başka şaire git !
-
28.12.2021 Vahşi olan doğa değil kapitalizmdir !
-
19.05.2021 DİKKAT : ORMANSIZLAŞTIRMA !
-
09.06.2020 Yasaklarla Yaşam! ve Oruç Aruoba ...
-
12.05.2020 Korona günlerinde ortaya karışık bir yazı ...
-
30.04.2020 Sürü Bağışıklığı ve Toprağın Tuzu
-
21.04.2020 Veba , kolera, kuşpalazı , boğmaca, korona filan...
-
20.04.2020 Ne şeysin sen virüs!
-
31.03.2020 Hapissek; aklımız göçebedir !
-
24.03.2020 İçi boş bir zırh : Devletler !
-
17.03.2020 Komşumuz Dünya !
-
10.03.2020 Haberleri Kullanma Kılavuzu !
-
03.03.2020 Ey yağmur bulutu...
-
25.02.2020 Çiçek açmış badem ağaçları ...
-
18.02.2020 Açların Gözbebekleri !
-
12.02.2020 Çaya şiir koy da içelim !
-
06.05.2019 Delikanlım iyi bak yıldızlara ...
-
16.04.2019 Bu Efsane Okullara Biz de Bir Selam Uçuralım ...
-
26.03.2019 Hepimiz o aletin kölesi olduk!
-
18.03.2019 Şiir başka şaire git...
-
12.03.2019 Öğrenmenin özgürlüğü !
-
25.02.2019 Okumuş bir işçi gibi soralım!
-
29.01.2019 Makyavelist Siyaset !
-
15.01.2019 Seçim mi geçim mi ?
-
18.12.2018 Hatıralar benim hallerimdir...
-
11.12.2018 Sarı Yelekliler; işçi sınıfına dahil değil mi !
-
04.12.2018 Nasıl gitmek bu !
-
05.06.2018 Memleket toprağındadır kökü
-
08.05.2018 “O mahur beste çalar ‘müjgan’la ben ağlaşırız!”
-
01.05.2018 Hangi sistem demokrasiye uygun: Başkanlık mı,Parlamenter sistem mi?
-
10.04.2018 Nereden geliyorsun?
-
03.04.2018 Dünya bir sahnedir !
-
20.03.2018 Banker Kastelli’den İnek Bank’a aldatılmış olmak !
-
06.03.2018 Hayatı şiirle sevmek!
-
27.02.2018 “Beyaz adam; beyaz betonun yenmeyeceğini ne zaman anlayacaksın!”
-
20.02.2018 Kendi çağında yaşa, ama onun tutsağı olma!
-
14.02.2018 ‘İhtiyaçlar’ sıralamamızı kim belirliyor!
-
30.01.2018 Ey Yağmur Bulutu, ‘Onlara sen anlat, savaş kötüdür!’ de
-
23.01.2018 En doğru ben değilim!
-
16.01.2018 Sen ne fena çocuksun !
-
09.01.2018 Devrimci geçmişlerimiz için!
-
26.12.2017 Değişirken değişmemek!
-
12.12.2017 Bir Şiirdir Şehr-i Kudüs!
-
28.11.2017 Serkan Öğretmen’in Kitap Listesi!..
-
21.11.2017 Yazı bir işe yaramalı!
-
14.11.2017 Yazsan ne yazacaksın?
-
07.11.2017 “TEOG MEOG”, bu işin sonu yok!
-
31.10.2017 Dün, Takvimde Biter
-
17.10.2017 Ahlat ağacının kokusu ...
-
10.10.2017 İnsan vefasızdır!
-
03.10.2017 Ne olacak bu çocukların hali?
-
25.04.2017 İnsan Hafızası Biriktirir!
-
04.04.2017 Seçilme yaşı 18’e inecek mi bilmem ama !...
-
28.03.2017 Böyle yazılar yazmak hüzün veriyor!
-
21.03.2017 Referanduma giderken
-
14.03.2017 Kederliyim!
-
07.03.2017 Günler geçiyor ama aynı değil!
-
28.02.2017 Kalbiniz acır işte!
-
21.02.2017 ‘’Bozuk Adalet!”
-
14.02.2017 Sen ne diyorsun!
-
07.02.2017 Trump Gelir Trump Gider!
-
31.01.2017 İnsanın Adalet Terazisi!
-
24.01.2017 Hayat alabildiğine aydınlık!
-
17.01.2017 Kırbaç! *
-
10.01.2017 İnsan ve Robotlaşan insan !
-
03.01.2017 Kötülük bu!
-
27.12.2016 Şiir ‘kötülüğü’ yensin!!
-
20.12.2016 Haberler ne haber !
-
06.12.2016 Çocukları koruyamıyorsan kendinden söz etme!
-
29.11.2016 Havana sokaklarında Nazım ve Fidel!
-
22.11.2016 ‘Dostyevskinin köpeği’!
-
15.11.2016 Ağacın içinde saklanan kuşların gözleri!
-
08.11.2016 Öğrenmenin özgürlüğü!
-
25.10.2016 Özal’dan bugüne başkanlık tartışmaları!
-
18.10.2016 Devlet, ele geçirilecek bir şey midir?
-
11.10.2016 Kalbimi elime alıp üzüm gibi ezesim geliyor !
-
04.10.2016 “Her şey naylondandı o kadar!”
-
27.09.2016 “Çöl kimseyi sevmiyordu!” (Milas Lisesi mezunu bir yazardan ...)
-
20.09.2016 Şöhret dünyasının politik yakışıklısına veda!
-
06.09.2016 Ruhumuza yapışan kirler!
-
12.07.2016 Suriyeli Göçmenler ve Irkçılık sorunu!
-
28.06.2016 Sıcaklarda, sıcak politika!
-
21.06.2016 Liseli Gençleri anlamak!
-
14.06.2016 Muşlu Ezgi’nin TEOG başarısı!
-
07.06.2016 Bilim Gereksizdir (!)
-
31.05.2016 Siz hiç ‘Siyah Kuğu’ gördünüz mü?
-
17.05.2016 Nerde kaldı bu demokrasi?
-
10.05.2016 Mor Kındıralar Solmuş! *
-
03.05.2016 Aşil’in Topuğu ve Kanlı Pazar!
-
26.04.2016 Kitap mı Tablet mi?
-
19.04.2016 17 Nisan Gurbet Bayramı!
-
12.04.2016 Eleştirel düşünme(me)k!
-
05.04.2016 Kürk Mantolu Madonna ve Sabahattin Ali
-
29.03.2016 Ömür çoğaltmak!
-
22.03.2016 “Memleket isterim”!
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.