- Makaleyi Paylaş
- Facebook'ta Paylaş
- Twitter'da Paylaş
- 29 May 2017, Monday 19:45
- 3682 kez okundu
Gökhan GURBETOĞLU
Uzun zamandır yazamıyordum ... En son da referandum öncesi, “hayır” diyerek bir bayram yaşayalım demiştik, ama ne yazık ki olmadı.
Olmadı ama şaibeleri ve de Güneydoğu illerimizde evet çıkan oy oranlarının şaşırtıcı yüksekliğiyle birleşince, “evet” ile “hayır” arasındaki o küçük farkın neredeyse önemi kalmıyor gibiydi.
Referandum sonuçları sonrası Cumhurbaşkanımız ve de Başbakanımızın söylemleri ılımlı bir döneme girileceğinin umutlarını vermişti bize. Fakat Cumhurbaşkanımızın ABD ziyareti sonrasında adeta bu umutlar birer balon gibi sönüverdi.
Başta OHAL’in kalkmayacağı, köklü değişikliklerin yapılacağı, tarihi öğretilmeyen millet söylemi, FETÖ’ye karşı olan gazete ve gazetecilerin bu davadan gözaltına alınmaları, Fetöcü olmadığı halde bu zan ile mesleklerinden ve de onurlarından edilen biri öğretmen, biri öğretim görevlisi iki vatandaşımızın, açlık grevinden alınarak gözaltına alınmaları, köylerinde hayır oyu çok çıktı diye görevlerinden kaymakamlarca alınan muhtarlar ... Görünen o ki, yine tek taraflı bir demokrasi ile ilerleyeceğiz 2019’a doğru.
On beş yıldır tek parti yönetimindeki Türkiye’de artık resmen partili yönetimin hakimiyeti altına girmiş bulunmaktayız ve de 2019’a yelkenlerimiz fora demokrasi ile ilerleyeceğiz.
Öyle görülüyor ki artık “Korku İmparatorluğu” iyiden iyiye resmiyet kazanmıştır. 2019’a kadar da daha da artarak kendisini hissettirecektir.
Ama yönetenlerin unuttuğu bir şey var ki, halk arasında bir söz vardır: “Korkunun ecele faydası yok.”
Evet bu halk bunu da bilir ve gün gelir kendini bu cendereden de kurtarır. Çünkü, bu hükümetin ekonomisi çökmüştür ve halk elbet buna bir cevap verecektir. Bunun için de muhalefetin güçlü söylemlerle 2019’daki seçimlere hazırlanması gerekmektedir.
Bu söylemleri ana başlıklar olarak şöyle sıralayabiliriz;
1-Ekonomik refah,
2-Yurtta barış ve kardeşlik,
3-Cihanda ve özellikle komşularla barış,
4-Gelecek kaygısı gütmeden yaşayabilmek.
İşte bunları doğru okuyup doğru politikalar üretecek ve de iktidara talip olacak bir muhalefet şarttır.
Bir kez daha üstüne basarak söylemeliyim ki: ‘İKTİDARA TALİP’ ...
Bu, muhalefetin olmazsa olmazı olmalıdır. Çünkü, halkın çoğu muhalefetin ülkeyi yönetemeyeceğine inanmış, inandırılmıştır. Bu yüzden de yıllardır, muhalefet partileri ya yerlerinde saymaktalar ya da kan kaybetmektedirler.
Eğer ki muhalefet AKP’ye giden oylardan kendisine pay alacaksa, muhakkak ki seçmene bu ülkeyi şimdikinden daha iyi yönetip daha güzel bir Türkiye yaratacaklarına onları inandırmalıdır.
Unutmayalım ki “evet” diyen seçmenin çoğunluğu eğitimsiz ve de bilinçsiz seçmen kitlesidir. Onlar için önemli olan Cumhuriyet veyahut başka bir yönetim şekli değildir. AKP tarafından yaratılan, ‘Güçlü Ülke’ imajı ön plandadır.
Muhalefet seçmene daha güzel ve yaşanılır bir Türkiye ile birlikte güçlü ve kararlı bir ülke vadedebilirse iktidara yürüyebilir.
Şu an muhalefetin konuştuğu gibi “Tarafsız Cumhurbaşkanı” söylemi seçmenin hiç mi hiç umurunda değildir. AKP halka çok gaz vermiştir; “TEK BAYRAK, TEK MİLLET, MİLLİ ve de GÜÇLÜ ÜLKE ...” söylemleri ile.
İşte muhalefet, bu gazı yakalayıp AKP’nin aslında masallarla nasıl ülke yönettiğini, ekonominin ve de ülkemizin dış dünyadaki prestijinin nasıl günden güne azaldığını anlatmalıdır.
Son seçimler ve de referandum süreci kanıtlamıştır ki, artık kısır politik polemiklerle ve de sahışlara oynayarak bir adım ileriye gidilemez. Cumhurbaşkanımızın da dediği gibi, “Atı alan Üsküdar’ı geçmiştir”.
Artık yapılması gereken, onu attan indirebilmektir.
Muhalefet sistem ve Erdoğan söylemlerini bırakıp halka gelecek vadedebilmelidir.
Gence ... Öğrenciye ... İşçiye ... İşsize ... Çiftçiye ... Hayvancıya ... Memura ... Emekliye ... Ve hatta ev hanımlarına bile bir gelecek umudu aşılamalıdır.
Son on beş yılda insanımız umudetmeyi unutmuştur.
Korku İmparatorluklarının en büyük dayanağı da budur; UMUDU ÖLDÜRMEK ...
Umutsuz halk, yaşamayan halktır...
UMUTLU GÜNLERE TÜRKİYE ...
-
28.05.2019 VAAT EDİLMİŞ UMUDUN SEÇİMİ
-
02.04.2019 HOŞ GELDİN BAHAR
-
02.10.2018 'AİDİYET DUYGUSUNU AŞALIM'
-
07.09.2018 AYNI GEMİDE MİYİZ?
-
30.07.2018 Yüreğimin yarısı Yunanistan’da yandı!..
-
10.07.2018 Kardelen gibi güne gülümser umut
-
20.06.2018 Gerisi teferruat!
-
12.06.2018 Masalın sonu ...
-
28.05.2018 Her şey artık yalan
-
22.05.2018 Tamam mı?
-
14.02.2018 Ah o ötekiler …
-
23.01.2018 İncitme Yazıktır Atanı
-
20.12.2017 Vicdan
-
05.12.2017 “Milli Masal” bitiyor gibi …
-
11.11.2017 Yürü Türkiye!
-
23.10.2017 Aslında yaşamı çok seviyorum …
-
03.10.2017 Aynaya bakma zamanı
-
12.09.2017 Yeni Devlet(ler)
-
30.08.2017 Kardeşlik olmadan asla … Bu oyunu bozamayız!
-
14.08.2017 Bir Tokat … Bir Düş …
-
12.08.2017 “Ak”a karşı ‘Gökkuşağı’
-
28.06.2017 Anladınız
-
31.03.2017 ‘Kardeşlik Günü’ hayırlı olsun …
-
15.03.2017 Gençlere güveniyoruz ‘Hayır’lısıyla …
-
07.03.2017 Güçler Ayrılığı ve Sürü olmak
-
13.02.2017 İkinci Baharı Yaşamak
-
23.01.2017 Çocukça bir dünya umudu
-
09.01.2017 Yeni Yıl … Merhaba!
-
02.01.2017 ‘Yeni Yemen Türküsü’
-
19.12.2016 Biraz daha tutsaydın!
-
12.12.2016 Narsist miyim?
-
05.09.2016 Ölen hep bizdendir; İNSAN …
-
23.08.2016 Biz aklımızı nerede bıraktık ...
-
16.08.2016 Anlamak
-
01.08.2016 Çocukların Düşleri
-
26.07.2016 Söz verebilir misin?
-
18.07.2016 Kör kütük sevdalıyım sana ...
-
11.07.2016 Karanlığımızda yok olmamak için
-
04.07.2016 Acıdolu
-
27.06.2016 Merhaba
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.