Reklam
Reklam

Şu anda piyasa verileri güncelleniyor. Lütfen kısa bir süre sonra tekrar deneyiniz.

“Yaşasın demokrasi!”

Reklam

Gülçin ERŞEN

Bu seçimlerde, son 20 yıldır beni en fazla hoşnut eden sonuçlar çıktı. Şimdi yazmak kolay denilebilir; bazı tanıdıklarıma aynen şöyle demiştim: "AKP yine en fazla oyu alır, ancak oy kaybına uğrar; yüzde 37-41 arasında kalır. HDP barajı aşar." Yalnız, CHP ve MHP'nin oy yüzdelerinin bir iki puan daha yüksek olmasını umuyordum. Güllük'te CHP 1518, AKP 599, MHP 588, HDP 378 oy almış.

HDP adına ilk resmi açıklamayı yapan Sırrı Süreyya Önder'in ve Selahatten Demirtaş'ın "emanet" oyları farkına varması ve bunu dillendirmeleri güzel. Zira Kürt kökenli seçmenlerden HDP'ye oy vermeyenlerin ve Kürt kökenli olmayanlardan HDP'ye oy verenlerin bulunduğu yadsınamaz bir gerçek. Cumhuriyet tarihinde en antidemokratik, yasa dışı ve devlet adamına yakışmaz nitelikte - AKP'ye "paralel" - kampanya yürüten Recep Tayyip Erdoğan'ın tarzı ise "çirkin"di. Bu nedenle, ona rağmen AKP'nin yüzde 41'e yakın oy almasını, Ahmet Davutoğlu'nun parti tabanında benimsendiği ve başarılı sayılabileceği şeklinde yorumlayabiliriz. Üniversitede Kamuoyu, Güdüleme Yöntemleri, Sosyal Psikoloji gibi dersler; reklam ve propaganda konusunda eğitim almış biri olarak, CHP'nin ve özellikle de Kemal Kılıçdaroğlu'nun son derece başarılı, inandırıcı bir seçim kampanyası yürüttüğünü söyleyebilirim. Buna rağmen oyların yüzde 25'te kalmasını, CHP'liler arasında HDP'ye oy verenlerin çokluğuna bağlıyorum. "Milliyetçi" olmasına karşın, en "seviyeli ve serin kanlı" seçim kampanyalarından birini yürüten ve oy oranını artıran MHP'yi de başarılı sayabiliriz.

Seçim sonuçlarıyla kesinlik ve netlik kazanan; "Başkanlık" sisteminin yaşama geçmeyeceği, istenmediği; "Koalisyon" ya da "Azınlık" hükümeti kurulacağı... Türkiye Büyük Millet Meclisi çatısı altındaki yeni yapı, aslında demokrasi açısından büyük bir şans. Bazılarının öngördüğü gibi; anlaşmazlık, Cumhurbaşkanı ve AKP'nin tutumu nedeniyle hükümet kurulamazsa, erken seçime gidilebilir. (Ben bu yazıyı yazarken, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli seçime ilişkin açıklamasında; hiçbir partiyle koalisyon yapmayacaklarını söyleyerek "Erken Seçim" işaretini verdi.) Umarım, öyle olmaz. Koalisyon hükümeti kurulur ve önceki koalisyon hükümetinin aksine krizsiz biçimde "yürütme" görevini yerine getirirse, Türkiye önemli bir sınav vermiş ve demokrasiyi içine sindirmiş demektir. O zaman, demokrasinin "güçler ayrılığı" ilkesi yeniden devreye girecek; basın başta olmak üzere pekçok kişi ve kurum üzerindeki baskı hafiflemeye, denetim mekanizmaları işler duruma gelmeye, halk psikolojik ve ekonomik olarak biraz rahatlamaya, toplumsal barış yayılmaya ve pekişmeye başlayacaktır diye umuyorum.

Tartışmalı bir diğer önemli konu; görev süresi dolmadan Cumhurbaşkanlığı seçimlerinin yeniden yapılıp yapılmayacağıdır. Benim, birçok aydının, bilim insanının öngörmediği şeyler de gerçekleşebilir. Yine de seçim sonuçları liderlerin dillendirdiği gibi demokrasinin ve milletin zaferidir.

Hayırlı olsun!

8 Haziran 2015 / Güllük

YORUM YAP

Yorum yapabilmek için kuralları kabul etmelisiniz.
Yeni bir yorum göndermek için 60 saniye beklemelisiniz.

Henüz bu içeriğe yorum yapılmamış.
İlk yorum yapan olmak ister misiniz?

error: Content is protected !!