
Özensizlik, Ciddiyetsizlik ölçüsüdür (I)
Yanlış sizin değil
Tarafınızca da hiç kullanılmadı (!)
V.M.
Milas Ticaret ve Sanayi Odası (MİTSO) yayınındaki metinlere ilişkin yazılarımız birkaç bölüm sürecek. Olcay Akdeniz’in yazdığı ‘Milas’ın Ayanı Abdülaziz Agalar’dır. Yazılarımız bütün yayınları elimizde olmayan MİTSO yayınına bağlı olacaktır. Yayınları baştan sona doğru yazsak çok iyi olurdu. Biz kararımızı beklemekten yana kullanmadık. MİTSO yayını üzerine yazmak bazen bir sayıyı, bazen 2-3 sayıyı bazen de önceki işlediğimiz sayılarında ele alınmayan bölümler var olursa, eleştirilmeyi bekleyenleri eleştireceğiz. Sarih, duru, anlaşılır biçimde yalın bir ifadeyle konuları işleyeceğiz.
Ele alınan yazıların en yakını 10 yılı geçiyor. Şimdi eleştirmek için geç kalmış diyenlere bu iyi bir bahane olabilir. Yaklaşımımız eleştirel düşünce çerçevesinde kısa ve net cümlelerle yormadan, kolay okunabilir olmasına gayret edeceğiz. Bizi eleştirebileceklerden bahsettik. Biz de “eleştirel düşünceden” söz ediyoruz.
İki defadır geçen ‘Eleştiri’ kelimesi, o ünlü sözü çağrıştırdı; ‘Eleştirinin eleştirisi.’ Bu arada yazmada geç kaldığımı düşünene; nal toplamayı severim, herkesten bir şey bulursun.
Olcay Akdeniz’in yazısının kaynağı Nuri Adıyeke’nin 19. Yüzyılda Milas Kazası’ kitabıdır.
Esas (orijinal) metni yazalım arkasından Olcay Akdeniz’in yazılarında ne yaptığını, ne yapmadığını daha doğrusu esas yazıyla, onun yazısındaki farkları ortaya koyalım.
Şimdi esas (orijinal) metin (Nuri Adıyeke)
‘XVIII. Yüzyılın ortaları Milas’ta eğitim açısından çok büyük bir atılım dönemidir. Bu dönemde’ Abdülaziz Ağa Ailesi Milas’ta iki medrese ve bir Sıbyan mektebi, Mandalyat da bir medrese ve bir Sıbyan Mektebi ve Kurudere’de bir Sıbyan Mektebi inşa ettirmiş ve bunlardan çeşitli gelirler vakfetmişlerdi.
13 zilhicce 1150 (M. 3 Nisan 1738) tarihli Abdullah oğlu Hacı Abdülaziz Aga vakfiyesinde (61)
(Nuri Adıyeke 19. Yüzyılda Milas Kasası Sayfa 61)
Esası metinde XVIII. Yüzyıl ortaları diye geçen tarih, Olcay Akdeniz’de XVII. Yüzyıl olarak geçiyor. Şimdi burada, esas metindeki yanlıştı da Olcay Akdeniz bunu düzeltti mi acaba diye düşündük. Düşüncemiz düş çıktı. Yazar ile Olcay arasında tam 100 yıl var. Kitabın yazarı 18. Yüzyıl derken, Olcay 17. Yüzyıl diyor. 100 yıllık yanılma ne?
Olcay Akdeniz ‘Milas’ın Ayanı Abdülaziz Agalar’
(Milas Ticaret ve Sanayi Odası Yayını Sayı:59 Sayfa:68)
Yukarıdaki Nuri Adıyeke’nin esas metininde geçen ‘M. 3 Nisan 1938 tarihli Abdullah oğlu Hacı Abdülaziz Aga’ esas metindeki ‘M. 3 Nisan 1938’ 2 yıl aşağıya ‘1936 ya.’ Herhalde Olcay Akdeniz yazarımız Nuri Adıyeke’yi düzeltti diye düşünüyoruz.
Bakıyoruz yazarınki doğruymuş, gene aynı hüsrana uğradık.
(Milas Ticaret ve Sanayi Odası Yayını Sayı:59 Sayfa:68)
Yine yukarıda ‘19. Yüzyılda Milas Kazası’ (sayfa:68 Sayı:59) yazısına dönüyoruz. İki kez tarihi yanlış olan alıntımızdaki metine baktığımızda, o esas metinden arada bir bölüm çıkartılmış. ‘Milas’ta Eğitim açısından çok büyük bir atılım dönemidir. Bu dönem…’ Adıyeke sayfa 61’te çıkan bölüm iki tırnak arasındaki bölümdür. Bu bölümün çıkartıldığına ilişkin Olcay’da hiçbir yazım kuralı işareti yoktur.
(Nuri Adıyeke XIX yüzyılda Milas Kazası Sayfa:61)
Nasıl koskoca cümle artı bir kısa cümle çıkartılır da hiçbir biçimde, yapılan bir yazım kuralına uyulmaz.
Yazım kuralları için de bir metinden bir kısmın çıkartıldığında bir işaretle buradan, oradan çıkartılan bölümün var olduğu anlaşılır. Şu (……..)
Dil kılavuzu / Nijat Özön sayfa:650)
‘Bu medrese de ders veren Müderris Efendi’ye günlük 35 akçe, medresedeki hizmetliye günlük 4 akçe ve Sıbyan bina olunan mektepte Kur’an okutan kimseye günlük 7 akçe verilmesi vakfiyeye yazılmıştır. XX. Yüzyılın başına gelindiğinde Abdülaziz Aga’nın yaptırdığı ilk medrese artık yoktu.’
(Nuri Adıyeke XIX yüzyılda Milas Kazası Sayfa:61-62)
Gene metinden ‘XX. Yüzyılın başına gelindiğinde Abdülaziz Aga’nın yaptırdığı ilk medrese artık yoktu.’ Bu bölüm çıkartılmış. (Nuri Adıyeke Sayfa: 61-62)
Fakat Olcay Akdeniz’in yazısında yok olan bölüm normalinde sayfa 69’da olacaktı. (MİTSO sayı:59 sayfa:69)
Yukarıdaki bölüm atılmış, çıkartılmış. Hiçbir biçimde yazının çıkartıldığına dair bir işaret yok. Süreklilik arzeden bu durumu anlamadık.
Yazı devam edecek…


