
AK Parti Milas İlçe Başkanı Levent Akyer, açıklamasında, bölgede yürütülen faaliyetlerin yalnızca bir maden çalışması olarak değerlendirilmemesi gerektiğini belirterek, söz konusu sürecin Türkiye’nin enerji dışa bağımlılığını azaltmaya yönelik stratejik adımların parçası olduğunu kaydetti. Enerjinin sanayi, konutlar ve ülke ekonomisi açısından hayati öneme sahip olduğunu vurgulayan Akyer, çalışmalar sırasında çevresel hassasiyetlerin gözetildiğini ve rehabilitasyon projeleriyle doğanın yeniden kazanılmasının hedeflendiğini dile getirdi.
Cumhuriyet Halk Partisi’nin Akbelen üzerinden yürüttüğü siyasi söylemleri eleştiren Akyer, hafta sonu Milas’ta düzenlenmesi planlanan mitinge de değinerek, çevre hassasiyeti üzerinden siyaset yapıldığını öne sürdü. Akyer, CHP Milas İlçe Başkanı Ahmet Kılbey’in Menteş Mahallesi’ndeki şahsi arazisinde zeytin ağaçlarının kesildiğine yönelik iddiaları gündeme getirerek, bu durumun kamuoyunda soru işaretleri oluşturduğunu ifade etti.
Akyer açıklamasında, kamu yararı amacıyla yapılan enerji yatırımlarının “doğa katliamı” olarak nitelendirilmesini eleştirirken, siyasi aktörlerin çevre konusunda tutarlı davranması gerektiğini belirtti.
AK Parti Milas İlçe Başkanı Levent Akyer, açıklamasının sonunda değerlendirmeyi Milas halkının takdirine bıraktıklarını ifade ederek kamuoyuna saygıyla duyuruda bulundu.
MİLAS’TA KÜRSÜYE ÇIKACAK OLAN CHP GENEL BAŞKANI’NA SORUYORUZ…
AK Parti Muğla İl Başkanı Cengizhan Güngör ise “Kamuoyunun malumu olduğu üzere; bir süredir Milas ilçemizdeki Akbelen mevkii üzerinden "çevre hassasiyeti" maskesiyle siyasi bir şov yürüten Cumhuriyet Halk Partisi, bugün kendi içindeki büyük bir tutarsızlıkla suçüstü yakalanmıştır” ifadelerine yer verdiği açıklamasında şunları belirtti:
“CHP Genel Başkanı’nın hafta sonu Milas’a gelerek sözde zeytin ve doğa savunuculuğu yapmaya hazırlandığı şu günlerde, partisinin Milas İlçe Başkanı Ahmet Kılbey’in Menteş Mahallesi’ndeki şahsi arazisinde onlarca asırlık zeytin ağacını acımasızca kestirdiği görüntüler basına sızmıştır.
Bu tablo, karşımızdaki zihniyetin gerçek yüzünü bir kez daha deşifre etmiştir:
Akbelen’de enerji arz güvenliği için yürütülen çalışmaları "zeytin kıyımı" yaygarasıyla durdurmaya çalışanlar, kendi rantları söz konusu olduğunda zeytin ağaçlarını gözünü kırpmadan kurban edebilmektedir.
Vatandaşı galeyana getirip barikatların önüne süren CHP zihniyeti, arka planda kendi ilçe başkanının eliyle "zeytin katliamına" imza atmaktadır.
CHP için zeytin, sadece siyasi rant devşirebildikleri sürece değerlidir. Kendi mülkiyetlerinde ise zeytin ağacı, iş makinelerinin önünde sadece bir engeldir.
Hafta sonu Milas’ta kürsüye çıkacak olan CHP Genel Başkanı’na soruyoruz:
"Miting alanında ağaçların hakkından bahsederken, hemen birkaç kilometre ötede zeytinleri kökünden söktüren İlçe Başkanınızın elindeki zeytin karasını nasıl temizleyeceksiniz? Milas halkının gözünün içine bakarak bu çifte standardı nasıl izah edeceksiniz?"
AK Parti Muğla İl Başkanlığı olarak; çevreciliği sadece tabelalarda ve sloganlarda yaşayan bu maskeli siyaseti hemşehrilerimizin vicdanına havale ediyoruz. Bizler, "Yaş kesen, baş keser" medeniyetinden gelen bir gelenekle, doğayı siyasi malzeme değil, emanet olarak görmeye devam edeceğiz.
Muğla’nın ve Milas’ın gerçek çevreci dostu aziz milletimizdir. Bu tiyatroya en güzel cevabı yine halkımız verecektir. Kamuoyuna saygıyla duyurulur.”
ORTADA YORUM DEĞİL, KESİLMİŞ ZEYTİN AĞAÇLARI VARDIR…
Milas MHP İlçe Başkanı Tunahan Ongün’ün açıklaması ise şöyle:
“Milas’ta kesilen zeytin ağaçlarına ait görüntüler, Akbelen üzerinden yürütülen söylemlerle birlikte değerlendirildiğinde, kamuoyunun gözleri önüne açık bir çelişki koymuştur.
Bir yandan “zeytin ağaçları kutsaldır, kesilemez” diyerek meydanlarda konuşanların, diğer yandan kendi sorumluluk alanlarında zeytin ağaçlarının kesildiğini gösteren görüntülerle gündeme gelmesi, çevre hassasiyeti değil, açık bir samimiyetsizliktir.
Ortada iddia değil, görüntü vardır.
Ortada yorum değil, kesilmiş zeytin ağaçları vardır.
Akbelen üzerinden toplumu galeyana getirmeye çalışanlar, aynı hassasiyeti kendi kapılarının önünde gösterememiştir. Bu durum, çevreyi gerçekten savunmak ile çevreyi siyasi propaganda malzemesi yapmak arasındaki farkı net biçimde ortaya koymaktadır.
Pazar günü Milas’a gelmesi beklenen CHP Genel Başkanı’nın Akbelen başlığıyla yapacağı açıklamalar da bu tabloyu değiştirmeyecektir. Zeytin ağaçlarını savunduğunu söyleyenlerin, zeytinliklerde yaşanan bu kesimlerle ilgili net ve tatmin edici bir duruş ortaya koyamaması, söylenen sözlerin inandırıcılığını ortadan kaldırmıştır.
Milliyetçi Hareket Partisi olarak bizim duruşumuz açıktır:
Zeytin ağacı siyasetin değil, milletin değeridir.
Doğa, sloganla değil samimiyetle korunur.
Bir yerde zeytin ağacını savunup, başka bir yerde sessiz kalmak; milletin aklıyla alay etmektir. Bu çelişkiyi Milas halkı da, Türkiye kamuoyu da açıkça görmektedir.
Milliyetçi Hareket Partisi ve Cumhur İttifakı, çevre konusunda lafla değil icraatla konuşmuştur. Ağaçlandırma çalışmaları, çevre koruma projeleri ve somut adımlar ortadadır. Bizim çevre anlayışımız; günübirlik çıkışlara değil, millî sorumluluğa dayanır.
Kesilen her zeytin ağacı, kimin arazisinde olursa olsun, hepimizin ortak kaybıdır. Ancak bu kayıp üzerinden siyaset yapanların, önce kendi aynalarına bakması gerekmektedir.
Milas’ta yaşanan bu olay, Akbelen söylemleriyle birlikte tarihe açık bir çelişki olarak not düşülmüştür.”





