
Dostlarım merhaba;
Bu düzen böyle devam etmez. Çünkü insanlar aç, insan yemek istiyor. Alacak paraları yok. Bu kiralar asgari ücret tutarında; peki bu insanlar ne yer, ne içer? “Önemli mi, ölen ölür kalan sağlar bizimdir.” diyen Rahmetli Neşet Ertaş’ın deyimiyle; bugün Türkiye’de izlenen ekonomi politikası tam manasıyla bir kapitalist sistem politikasıdır.
Durum böyle olunca insanlar “açız” diye bas bas bağırdıkça birileri ortaya çıkıp insanlarla alay ediyorlar. İşte böyle bir zamanda, insanlığın adeta kurtuluş reçetesi olan Milli Ekonomi Modeli insanlık için bir kurtuluştur.
Evet dostlar, bugün zenginler ha bre zenginleşirken fakirler de ha bre yoksullaşıyor. Böyle bir durumda bu, insanlığın yok oluşu demektir. İşte bugün iki tane, 57 tane dünyaca çok tanınmış ekonomi profesörünün II. Uluslararası Milli Ekonomi Modeli sunumunda neler anlatıldı neler...
Ama gel gör ki; hâlâ faşist düzenden, ölünün gözünden yaş bekler gibi bekleyen Türkiye, ne yazık ki önce yer altı kaynaklarını insanlığın hayrı için değil de kendi tayfalarının şahsi çıkarları için kullandığı için zenginler aşırı zenginleşirken, fakirler de ne yazık ki sokaklarda çöplüklerden yiyecek, içecek toplayarak hayatta kalmaya çalışıyor. Dini cemaatler de ne yazık ki insanlara cuma hutbelerinde “Cennete en önce fakirler girecek.” diye akılları sıra insanlarla alay ediyorlar.
Eh, durum böyle olunca da bir türlü hak, adalet denen en önemli kavramlar yandaşlar için çalıştırılıyor. İşte böylesine konuşulmuş bir dünyada, Prof. Dr. Haydar Baş Hoca’nın kurtarıcı olarak yazdığı Milli Ekonomi Modeli’nde neler yok ki? Zaten ta işin başında mesele net olarak anlaşılıyor; şöyle ki bu model tüm insanlık için bir kurtuluş reçetesidir. Yani fakirlik denen o kanser hastalığından tek kurtuluş Milli Ekonomi Modeli sayesinde olacaktır.
Dünya uyandı; bugün başta Rusya, Çin, Hindistan gibi neredeyse dünyamızın yarı nüfusuna sahip bu ülkeler, her ülke kendi öz kaynaklarına dayalı bir gelir ile ne dolar ne euro, hiçbiri geçerli değil. Her ülke kendi iç ve dış giderlerini karşılayabilecek şekilde kendi millî paralarını kendileri basarak, her ülke yine kendi millî paralarıyla alışveriş yapıyorlar.
İşte bugün ABD ve Avrupa ülkelerinin korkuları da bu. Yani Milli Ekonomi Modeli’ni uygulayan ülkelerde bugün huzur ve mutluluk hâkim. Umarım, inşallah tez elden Türkiye de bu gerçeği anlar ve insanlık kurtulur. Yoksa daha çok cennetle avutulmak değil mi?
Ki bu ülkede hâlâ okudukları Kur’an’ın insanlık için mesajını anlamayanların çoğunlukta olduğu bir ülkede ne yazık ki ağzı açığın hakkını gözü açık tarikatlar, şeyhler, sırlar götürüyorlar.
Haydi dostlarım, hoşça kalın, dostça kalın.



