Reklam
Reklam

Şu anda piyasa verileri güncelleniyor. Lütfen kısa bir süre sonra tekrar deneyiniz.

Reklam

YENİ ÖĞRETMENLİK

Reklam
ilkay kumtepe

Yıllardır eğitimde değişim ve dönüşümden bahsediyoruz. Önümüzdeki yüzyılın gereklerini karşılayabilecek eğitim modellerini tasarlamaktan ve uygulamaya geçirmekten bahsediyoruz.

Bu tasarımlarda yapay zekânın yerini tartıştık bir süre. Halen de yapay zekânın öğretmenin yerini alıp almayacağı konusunu tartışıyoruz. Bu gerçekleşebilir mi diye sorarken bunun sonuçları ne olur, insanlık için iyi mi, kötü mü, demeye başladık.

Yapay zekânın gerçek bir öğretmene göre daha iyi gözlem ve analiz yapabileceği, kişiye yönelik yönlendirmeler yapabileceği, öğrenmeyi bireysel düzeyde planlayabileceği gibi üstün yönlerinden bahsediliyor. Acaba bu tartışmaları yaparken öğretmeni istemeden bir yapay zekâ ile yarış içine sokmuş olabilir miyiz? Bizle yapay zekâ ve onun getirebilecekleri ile ilgilenirken sessizce öğretmeni de dönüştürdük.

Eğitimi dönüştüreceğiz daha iyi bir sistem getirmeliyiz diye tartışırken öğretmenin dönüşümü olumlu bir gelişme midir? Öğretmeni ve öğretmenliği bilinçli bir şekilde dönüştürdüğümüzü sanmıyorum. Çünkü çok sessizce, sinsice, farkında bile olmadığımız bir şekilde değişti öğretmenlik.

Önce bir iki form geldi önüne. Öğrenciyi gözlemlemesi gerektiği söylendi. Zaten yapıyordu ama biraz daha ayrıntılı yapmalı ve yazılı hale getirmeliydi. Sonra sınavları kaldırdık ama bir değerlendirme yapmalısın dendi ve yine önüne formlar konuldu. Öğretmen sürekli öğrenciyi takip eder, not tutar hale geldi.

Yetti mi değerlendirmeler tabi ki hayır. Projeler projeler, proje raporları, kulüp raporları, gelişim raporları, gözlem raporları, tablolar… Çocukları ekranlardan uzaklaştıracaktık hani. Öğretmenleri de ekranlara gömdük. Kimsenin okumayacağı, yapıldı dendikten sonra kimsenin yüzüne bakmayacağı onca rapor için harcanan emek, zaman ve para da cabası.

Hele ki o projeler yok mu? Masa başında hazırlanmış ve öğretmene uygulama emriyle gelen projelerin hiç biri eğitim adına bir yarar sağlamıyor. Çünkü uygulanabilirliği yok, çünkü uygulanmıyor. Ama hazırlayanlar çok emin kendinden. Öğretmenden rapor istiyor, fotoğraf istiyor (en önemli delil) ve istatistiklerle projenin bilmem ne kadar verimli olduğunu, bilmem kaç öğrenciye ulaştığını falan söylüyorlar.

Öğretmenin dikkati nerde olmalı oysa. Sınıfta, çocukta olmalı. Öğretmen sezgi ve deneyimlerini kullanarak ilerlemeli. Öğretmen çocukların kişiliklerine dokunmalı, öğretmen sınıfta karar verici olmalı, uygulayıcı değil. Veli de idare de öğretmenden sorunsuz sınıf istiyor, çocuklara rehberlik, yol göstericilik, yollarını bulmada ışık olmalarını bekleyen yok.

Öğretmenin çocuğun hayatına dokunması ne kadar önemliydi oysa. Bir zamanlar çocuk için de aile için de önemli bir otorite olan öğretmen, ne olursa olsun değerliydi. Çünkü çocuğun kişiliğinin oluşmasında en önemli etkendi. Çocuk da her şeyi okulda öğrenirdi. Tabi şimdi öğrenme ortamları da değişti. Ancak buna rağmen okul, çocuğun hayatında en önemli yerlerden bir olmaya devam etmelidir. Çünkü bilgi öğrenmenin ötesinde toplumsal rollerini öğrenir. Öğretmen de en değerli yol göstericisi olmaya devam etmelidir. Çünkü öğretmen de bilgiden öte kişilikleri şekillendiricidir. Okuldan bireyin gelecek yıllarına kalan en önemli anı, öğretmeni ile kurduğu bağdır. Ancak işi gücü evraklar arasına sıkıştırılmış öğretmenlerden sağlıklı bir bağ kurması beklenemez.

Yapay zekânın önemli eksiği bu duygusal bağı kuramayacak olmasıydı. Tartışmalarda yapay zekâ öğretmenin yerine geçemez çünkü çocukla kurulacak duygusal bağlar çok önemlidir diyorduk. Öğretmenlik bilgi vermek değildir diyorduk. Yapay zekâ öğretmenin yerini almadan öğretmeni yapay zekâya benzettik galiba. Böylece yeri doldurulamayacak bir öğretmen kalmadı. Eğitimde duygusal boyut, toplumsal kurallar, insani ilişkiler yoksa geri kalanlar yapay zekânın işi zaten.

Öğretmenin bu dönüşümü normal mi? Yoksa yol yakınken dönüp öğretmene özgürlüğünü, karar alma, pedagojik yeterliliğini ve mesleki otoritesini kullanma yetisini, yeniden insan yetiştirme becerisini geri vermek mi gerekir? Yol yakınken robotlaşmaya doğru giden yoldan ayrılıp insanlaşmaya doğru dönmek mi gerekir?

İLKAY KUMTEPE/15.2.2026

 

YORUM YAP

Yorum yapabilmek için kuralları kabul etmelisiniz.
Yeni bir yorum göndermek için 60 saniye beklemelisiniz.
Kibar Uygun 18.02.2026 14:45

İlkay öğretmenim çok doğru bir konuya temas etmişsiniz. Emeğinize kaleminize sağlık

Yanıtla