
Eski yıllarda günlerden bir gün, Çakıcı Mehmet Efe ve Kızanları Milas’ın eski derebeylerinden Eskişarlı Murat Beyin malikânesi olan Eski Konaklarda misafir olurlar. Yaz aylarının birinde konağın bahçesinde Çakıcı Mehmet Efe, Murat Bey ve Hac’el Ağa bir çardak altına oturmuş sohbet etmektedirler. Bir ara Çakıcı Efe bahçedeki armut ağacının başındaki meyvelerin güzelliğini görür ve canı çeker. Bunu fark eden Murat Bey hemen uşaklarından birisine seslenir!
“Oğlum git bize ağaçtan yeteri kadar armut getir.”
Hizmetçi hemen koşup armut ağacına tırmanmaya çalışır.
Bu sefer Çakıcı Efe seslenir!
“Armut elle mi toplanır be oğlum, hemen ağacın altına bir çarşaf gerin.”
Hizmetçiler hemen bir çarşaf bulup armut ağacının altına gererler. Çakıcı Mehmet Efe o an bağdaş kurup oturmakta olduğu döşekteki yerinden bile kalkmadan belindeki Karadağlıyı çekip, tetiğini üç kez asılır ve ağaçtan üç adet armut saplarından koparak çarşaf üzerine düşerler!
Bu geçmişte yaşanmış gerçek öykülerden çıkaracağımız ders. biz Türk Ulusu olarak, atalarımızdan bugüne kadar yüreğimizdeki silah sevgisi süre gelmiştir. Diğer uluslar gibi bu sevgiyi içimizden söküp atmamız mümkün değildir. Bu hakikat yabancı devlet adamlarınca söyledikleri sözler vasıtasıyla doğrulanmaktadır. Eski Almanya’nın kurucularından olan Mareşal Moltke’nin dediği gibi “Silahlı milletin en şahane örneği Türklerdir” sözüyle, Türk Milleti’nin silaha ne denli değer verdiği yabancı gözüyle bile apaçık ortadadır. Ülkemizde belli bir kesim tarafından, silahı çok seven avcılar olaraktan bizler ne kadar aşağılanıp hor görülsek te, hedef gösterilip baskılarla yıldırılmaya çalışılsak ta, bu asla mümkün olmayacaktır!
Çünkü avcılar Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin milis gücüdür! Avcılar olaraktan bizlere yapılan bunca hakaret ve iftiralara bir kenara bırakıp el birliğiyle vatanımızın doğasını ve yaban hayatını koruyalım.
Çünkü bu vatan hepimizin.



