
Sunuculuğunu Milas 78’liler üyesi Fikret Çoban’ın yaptığı etkinlikte, üç devrimci genç için saygı duruşunda bulunuldu ve basın açıklaması gerçekleştirildi.
KEMAL FINDIKÇIOĞLU: “DENİZLER, HALKIN YÜREĞİNDE YAŞAMAYA DEVAM EDİYOR”
Milas Emek ve Demokrasi Güçleri adına açıklama yapan Kemal Fındıkçıoğlu, 6 Mayıs’ın yalnızca Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan’ın anıldığı bir gün olmadığını belirterek, devrimci mücadelede yaşamını yitiren tüm isimlerin de bu tarihte hatırlandığını ifade etti.

Fındıkçıoğlu açıklaması şu şekilde;
“Bugün burada, yalnızca üç genci değil; bir ideali, bir başkaldırıyı ve bir halkın umudunu anmak için toplandık. Adları Deniz Gezmiş, Hüseyin İnan ve Yusuf Aslan… Yüzleri Anadolu’nun aydınlık gençliğini, yürekleri ise tüm ezilen halkların umudunu taşıdı.
Deniz, Yusuf ve Hüseyin’in katledildiği gün olan 6 Mayıs, yalnızca bu üç devrimcinin anıldığı bir gün olmanın ötesine geçmiş; devrimci mücadelede yaşamını yitiren tüm devrimcileri anma ve mücadelenin muhasebesinin yapıldığı özel bir gün olmuştur. Bu nedenle 6 Mayıs anmaları, sıradan bir anma gününden çok daha derin bir anlam taşımaktadır.
Deniz Gezmiş, sadece Türkiye’deki adaletsizliğe karşı değil, dünyanın neresinde bir zulüm varsa ona karşı durdu. Henüz yirmili yaşlarındayken, emperyalizme direnen Filistin halkının yanında yer aldı. Çünkü o biliyordu ki zulüm her yerde aynıydı; direnmek ise devrimci olmanın gereğiydi.
1968 yılında emperyalizmin sembolü olan Amerikan 6. Filo’su İstanbul Limanı’na demir attığında, Deniz ve arkadaşları üniformalı işgale karşı göğsünü siper etti. ABD askerleri Dolmabahçe kıyılarına ayak bastığında, karşılarında “Bu memleket bizim!” diye haykıran gençler vardı. O gençlerin önünde de Deniz duruyordu. Amerikan askerlerini denize dökmek, onun gözünde bir halkın iradesini savunmaktı.
50 yılı aşkın bir süredir her 6 Mayıs’ta “Mücadele sürdükçe aramızdalar” dediğimiz Deniz, Yusuf ve Hüseyin; bugün artık yüz binlerce, milyonlarca işçinin ve emekçinin yüreğinde yaşamaktadır.
Denizler, yaşadıkları dönemde başta eğitim olmak üzere gençliğin gündelik sorunlarının çözümü için kendi mücadele örgütlerini kurdular. Aynı zamanda emekçilerin yanında saf tutarak, insanca yaşanacak bir geleceğin ancak işçi grevlerinin ve köylü mücadelelerinin parçası olmakla kazanılacağını gördüler.

Bugün yaşıyor olsalardı, tıpkı 54 yıl önce olduğu gibi, Türkiye gençliğini karanlığa mahkûm eden sermaye düzenine ve onun siyasal temsilcilerine karşı mücadelenin en kararlı savunucuları olurlardı.
İşte bugün Denizler’den devralacağımız en büyük miras; eşit ve özgür bir dünya kurma mücadelesindeki kararlılıklarıdır. Onların sosyalizm mücadelesi, bugün Türkiye gençliğinin gelecek mücadelesinin de kendisidir.
Denizler, özlem duydukları gelecek için örgütlü olmanın bilinciyle hareket ettiler. Cesaretleri, azimleri ve kararlılıkları; sürüklenmek istenen karanlıktan çıkışımıza ışık tutuyor. Denizler’i anmak; umutsuzluğa kapılmadan, hiçbir koşulda boyun eğmeden kendi istek ve özlemlerimize sahip çıkmaktan geçer.
Bugün onları anarken yalnızca geçmişe bakmıyoruz. O düşünce, o inanç ve o cesaret hâlâ aramızda. Darağacına yürürken bile geri adım atmayan o yürek, işçi sınıfının kurtuluş mücadelesinde bizlere yol göstermeye devam ediyor.
Yoldaşlarımızı unutmadık, unutturmayacağız. Çünkü onlar bu halkın yüreğinde yaşıyor.
Yaşasın tam bağımsız ve demokratik Türkiye!
Denizler yaşıyor!
Onlar mücadelemizde yaşamaya devam edecek!”
FEVZİ TOPUZ: “ANIT PROJESİ ÇALIŞMALARI DEVAM EDİYOR”
Etkinlikte konuşan Milas Belediye Başkanı Fevzi Topuz, 1972 gençliğinin önderlerini saygıyla andıklarını belirterek, yalnızca isimlerinin değil, düşüncelerinin de yaşatılması gerektiğini ifade etti. Topuz, Aplangeç Üç Fidan Parkı’na bir anıt yapılması için çalışmaların sürdüğünü, projenin önümüzdeki yıl tamamlanmasının hedeflendiğini açıkladı.
Program, siyasi parti temsilcileri ve sivil toplum kuruluşu sözcülerinin konuşmalarıyla devam etti. Ardından 78’liler adına Nevzat Çağlar Tüfekçi bir açıklama yaptı.
Anma etkinliğinde dönem tanıkları yaşadıkları anıları paylaşırken, şiirler de okundu. Katılımcılar sık sık “Yaşasın tam bağımsız ve demokratik Türkiye” ve “Denizler yaşıyor” sloganları attı.
Duygusal anların yaşandığı program, anılar, şiirler ve sloganlarla sona erdi.


