
Toplantıda, Özgür Özel’in seçilmiş iradeyle göreve geldiği vurgulanarak parti içi tartışmaların kurultay iradesi çerçevesinde çözülmesi gerektiği ifade edildi.
Eski meclis üyeleri, parti içi iddiaların somut delillere dayanması gerektiğini belirterek dedikodu siyasetine karşı olduklarını dile getirdi. Açıklamada, partinin selameti için en geç 45 gün içinde olağanüstü kurultayın toplanması çağrısı yapıldı.
CHP Muğla İl Başkanlığı’nda bir araya gelen önceki dönem İl Genel Meclis üyeleri adına Muğla Geçmiş Dönem İl Genel Meclisi Üyeleri Temsilcisi Zeki Köylü’nünü yazılı basın açıklaması şu şekilde;
“Değerli Yol Arkadaşlarım, Kıymetli Muğlalılar, Bugün burada yalnızca bir parti içi tartışmayı konuşmak için toplanmadık.
Bugün burada demokrasiyi, halkın iradesini, Cumhuriyeti ve Türkiye'nin geleceğini savunmak için bir aradayız.

Biz demokrasiye inanıyoruz.
Demokrasinin temel taşı siyasal partilerdir.
Siyasal partilerin meşruiyeti seçimlerden gelir.
Yetkinin kaynağı halktır.
Yetkinin kaynağı delegedir.
Yetkinin kaynağı sandıktır.
Cumhuriyet Halk Partisi'nin seçilmiş Genel Başkanı Sayın Özgür Özel'dir. Sayın Özgür Özel, meşruiyetini kurultay delegelerinin oylarıyla almıştır. Elinde mazbatası bulunan, kurultay iradesiyle göreve gelmiş kişi odur.
Bu nedenle seçilmiş iradeyi yok sayan, kurultay iradesini tartışmalı hâle getiren hiçbir girişimi doğru bulmuyoruz.
CHP'nin geleceği mahkeme koridorlarında değil, kurultay salonlarında belirlenmelidir.
CHP'NİN İKTİDAR YÜRÜYÜŞÜ ENGELLENEMEZ
Cumhuriyet Halk Partisi, 47 yıl sonra yeniden Türkiye'nin birinci partisi olmuştur.
Bu başarı tesadüf değildir.
Bu başarı, milyonlarca yurttaşın değişim iradesinin sonucudur.
Bugün toplumun önündeki en büyük umut, Cumhuriyet Halk Partisi'nin iktidar umududur.
Biz inanıyoruz ki CHP'nin iktidar yolu açıktır.
Bu yürüyüşün öncüsü de Genel Başkanımız Sayın Özgür Özel'dir.
Özgür Özel'in liderliğinde Cumhuriyet Halk Partisi'nin iktidara yürüyeceğine olan inancımız tamdır.
Tam da bu nedenle CHP'nin yükselişini durdurmaya yönelik her girişim karşısında örgütümüzün ve halkımızın sağduyusuna güveniyoruz.
İDDİA VARSA BELGE DE OLMALIDIR
Son dönemde Sayın Kemal Kılıçdaroğlu tarafından partimizin yöneticileri, belediye başkanları ve yol arkadaşlarımız hakkında son derece ağır ithamlar dile getirilmektedir.
Rüşvet iddiaları...
FETÖ bağlantısı iddiaları...
Bunlar sıradan siyasi eleştiriler değildir.
Bu kadar ağır suçlamalar dile getiriliyorsa, bunların somut delillerle ortaya konulması gerekir.
Cumhuriyet Halk Partisi, dedikoduyla değil belgeyle siyaset yapan bir partidir.
İddia varsa belge ortaya konulmalıdır.
Kanıt varsa kamuoyuyla paylaşılmalıdır.

Aksi hâlde yıllarca aynı masada siyaset yapılmış, birlikte mücadele verilmiş insanlara yönelik bu suçlamalar yalnızca CHP'ye zarar verir.
Bizler, Cumhuriyet Halk Partisi'nin iç hesaplaşmalarla değil, halkın sorunlarına çözüm üreterek büyüyeceğine inanıyoruz.
CHP'NİN HAFIZASI DEMOKRASİ MÜCADELESİNİN HAFIZASIDIR
Cumhuriyet Halk Partisi'nin hafızasında demokrasi mücadelesi vardır.
Cumhuriyet Halk Partisi'nin hafızasında bedel ödeyen insanlar vardır.
Bahçelievler'de katledilen yedi Türkiye İşçi Partili genç vardır.
Bu ülkenin demokrasi mücadelesinde yaşamını yitiren aydınları, sendikacıları, öğrencileri ve emekçileri vardır.
Bu nedenle CHP'nin ideolojik duruşu, tarihsel hafızası ve demokrasi mücadelesi bizler için son derece değerlidir.
Partimizin çizgisi; emekten yana, halktan yana, özgürlükten yana ve Cumhuriyetten yana bir çizgidir.
BİZ CUMHURİYETTEN YANAYIZ
Biz Cumhuriyetten yanayız.
Biz parlamenter demokrasiden yanayız.
Biz laiklikten yanayız.
Biz sosyal devletten yanayız.
Biz hukukun üstünlüğünden yanayız.
Biz emekten ve üretenden yanayız.
Biz eşit yurttaşlıktan yanayız.
Biz insan haklarından ve basın özgürlüğünden yanayız.
Biz üniter devletten yanayız.
Bu ülke hanedan yönetiminden Cumhuriyete geçmiştir.
Bu ülke kulluktan yurttaşlığa geçmiştir.
Bu ülke saray egemenliğinden halk egemenliğine geçmiştir.
Mustafa Kemal Atatürk önderliğinde kurulan Cumhuriyet, bu toprakların en büyük demokratik devrimidir.

TOM BARRACK'IN SÖZLERİ VE CUMHURİYET DEĞERLERİ
Son dönemde ABD'nin Ankara Büyükelçisi Tom Barrack'ın Ortadoğu üzerine yaptığı açıklamalar dikkat çekmiştir.
Barrack, bölgede "hayırsever monarşiler" olarak tanımladığı yönetim biçimlerinden söz etmiş, Osmanlı dönemine ve monarşik yapılara göndermelerde bulunmuştur.
Bizim bu konudaki tavrımız nettir.
Türkiye Cumhuriyeti'nin geleceği monarşilerde değil, demokrasidedir.
Türkiye'nin geleceği saraylarda değil, halkın iradesindedir.
Türkiye'nin geleceği hanedanlarda değil, Cumhuriyet değerlerindedir.
Ortadoğu halkları da özgürlük, demokrasi ve kendi iradeleriyle yönetilme hakkına sahiptir.
Biz hiçbir dış gücün bölge halkları adına yeni siyasi projeler üretmesini doğru bulmuyoruz.
Suriye'nin toprak bütünlüğünü savunuyoruz.
Irak'ın toprak bütünlüğünü savunuyoruz.
İran'ın toprak bütünlüğünü savunuyoruz.
Bölgenin geleceğinin emperyal müdahalelerle değil, halkların kendi iradesiyle şekillenmesi gerektiğine inanıyoruz.
TÜRKİYE'NİN GERÇEK GÜNDEMİ
Bugün emekliler geçinemiyor.
Bugün gençler iş bulamıyor.
Bugün çiftçiler üretmekte zorlanıyor.
Bugün işçiler ve memurlar hayat pahalılığı altında eziliyor.

Türkiye'nin gerçek gündemi budur.
Bizim mücadelemiz de bunun içindir.
Cumhuriyet Halk Partisi'nin görevi halkın gündemini büyütmek, yoksulluğu yenmek ve Türkiye'yi demokrasiyle buluşturmaktır.
SON SÖZ
Bizler, Muğla'nın geçmiş dönem İl Genel Meclisi üyeleri olarak;
- Seçilmiş iradenin yanında olduğumuzu,
- Cumhuriyet Halk Partisi'nin kurultay iradesine sahip çıktığımızı,
- Genel Başkanımız Sayın Özgür Özel'e olan güvenimizin tam olduğunu,
- CHP'nin iktidar yürüyüşünü desteklediğimizi,
- Cumhuriyetin, demokrasinin, laikliğin ve halk egemenliğinin yanında durmaya devam edeceğimizi, kamuoyuna saygıyla duyuruyoruz.
Yaşasın demokrasi. Yaşasın Cumhuriyet. Yaşasın halkın iradesi. Teşekkür ederim.”



