
Dostlarım, merhaba. 31 Ağustos'ta başlayıp 3 Eylül'de sona eren, Muğla Büyükşehir Belediyesi tarafından 11'incisi düzenlenen Zurna Zen Festivali konusunda iyi yönleri, kötü yönleriyle ele alalım istedim. Çünkü Muğla il sınırları içinde zurna, davul konusunda yaklaşık 50 seneden beri yaptığım çalışmaları bugün dünya âlem biliyor ama nedense hâlâ Muğla Büyükşehir Belediyesi Kültür Müdürü bilmiyor galiba. Eğer beni danışarak bir plan, proje yapılmış olsaydı, zurna kültürü bu kadar yara almazdı.
Mesela ben, festivalde bana görev verseler de vermeseler de ta baştan sonuna kadar izler, eğer başarılı bir çalışma olursa alkışlarım. Eksik gördüğüm konular hakkında da hep tavsiyelerde bulunur, hem de eleştiririm. Çünkü bu kültür, yani davul-zurna kültürü, benim işim, benim aşım. Eğer çok güzel projeler yapılırsa Dibekdere'nin itibarı artar, Dibekdereli zurnacıların namı, şöhreti dünyaya yayılır.
Ne umduk, ne bulduk misali; zurna-davul festivalinden ziyade klarnetçilerin ve adını, şanını dahi duymadığım birçok ses sanatçısının yanı sıra Muğla Büyükşehir'in koro ses sanatçıları ile halk oyunlarının bol bol reklamı yapıldı. Değerli dostlarım, bildiğim kadarıyla 10 zurnacı vardı. Bunlar için verilen sahne süresi gülünçtü. Neredeyse 4 saat, 120 dakika süren her etkinlikteki bunca süreden 10 zurnacıya verilen süre 30 veya 40 dakikayı geçmez. Hatta Milas'taki gösteri tam bir rezaletti; birer şarkıyla işi bitirdiler.
Sonuçta festivalden sonra 7 gün boyunca yaptığım görüşmelerde, “Dursun abi, bu yıl Zurna Zen yerine çok farklı sanatçıları gördük. Niye ki? Bu festival adı üstüne zurna festivali. Öyle olduğu hâlde bu sene hiç zevk alamadık.” diyenlerin sayısı o kadar çok ki sormayın.
Mesela 11 seneden beri zurna kültürü üzerinde paneller yapılır. Bir defasında bile Muhtar Dursun çağrılmadı. Niye? Bu panele katılan sözde profesyoneller zurnanın zırt dediği yeri biliyorlar mı acaba?
Dedim ya dostlarım, 11. yapılan Zurna Zen Festivali her zaman oldu bittiye getiriliyor. Mesele bana deseler ki haydi bakalım Muhtar Dursun, “Bu 120 dakikanın 30 dakikasını sana veriyoruz.” deseler var ya, o 30 dakikada en az iki grup, her grupta 2 davul, 3 zurna, 5'er kişilik ekiplerle bir program yaparım ki herkes ayağa kalkıp alkışlar ve bu kültürün gelecek senesini için günleri iple çekerler.
Evet, dostlarım, daha neler var neler söylenecek. O kadar çok sözümüz var ki sormayın. Mesela bu festivalin panel görüşmeleri Milas'ın Küçük Dibekdere Mahallesi'nde yapılmalıdır ve burada Türkiye genelinde zurna yapan ustalarımız zurnalarını Dibekdere'deki panelde ve her gösteri yapılan ilçelerde sergilemelidirler.
Yanı sıra zurna yapan, zurna kamışı yapan, zurna borusu ve kanali yapan ustalar da bu festivale çağrılmalı. En azından her yıl konserlerde farklı farklı kişiler sahne alıyorsa...
Zurna yapımcıları, zurna kamışı yapımcıları, zurna borusu veya kaneli imalatçıları, hatta davul yapımcıları da bu festival aracılığıyla kendi sanatlarını ve emeklerini sergileme fırsatı bulmalıdır.
Değerli dostlarım, bazı yetkililer diyebilir ki “Muhtar Dursun her zamanki gibi yine eleştiriyor bizleri.” diyenler çıkabilir. Oysa benim amacım yıllardır hep iyiyi, güzeli yapmak ve güzel Muğla'mızı hep güzel eserler verebilmektir.
Birileri gibi yerel yönetimlerin bana verecekleri üç kuruşun zavallısı değilim. Benim hayatımı merak edenler lütfen Dibekdere'ye kadar gelir, yaşantımı görür, ondan sonra karar versinler.
Ve ben her zaman sanatın karşısında olan biri değil, bizzat sanatı her yönüyle seven ve katkıda bulunan, hatta her yıl çeşitli konservatuvar son sınıf öğrencilerine davul, zurna ve zeybek kültürü konularında para karşılığı olmadan yüzlerce öğrenciye de ders verdiğimi herkesin bilmesini rica ederim.
Demem o ki amacım bağa girip üzüm yemek, bağcıyı dövmek değildir.
Elbette ki bu yıl 11'incisi yapılan Zurna Zen Festivali'nin Dibekdere'ye çok büyük katkıları olmuştur. Bunun için emeği geçen herkese sonsuz teşekkürler. Ancak her şeyin daha güzeli varken ve elimizde de yetenekli onlarca zurnacı ve davulcu varken, niye az olanlarla yetinelim?
Haydi dostlarım, sürçü lisan eylediysem affola.
Hoşça kalın, dostça kalın.
Bir kültür dostu.
Telefonum her konuda her eleştiriye ve öneriye açıktır. 0532 642 05 39 Zurnacı Muhtar Dursun.
Not: Bu konuda yazılarım devam edecek.



