Reklam
Reklam

Şu anda piyasa verileri güncelleniyor. Lütfen kısa bir süre sonra tekrar deneyiniz.

  • ANASAYFA
  • Uncategorized
  • ‘Muğla Menteşe Büyükleri’/ Ali Rıza Hakses / İÇİNDE ‘MİLAS’ GEÇEN KİTAPLAR  (40/1)

‘Muğla Menteşe Büyükleri’/ Ali Rıza Hakses / İÇİNDE ‘MİLAS’ GEÇEN KİTAPLAR  (40/1)

Reklam
içinde milas geçen kitaplar

Neyzen Tevfik baş tacıdır.

I

Kitabın yazarı Ali Rıza Hakses Kayseri Saraycık köyünde 1892 yılında doğdu.

‘Küçük yaşta İstanbul’a giderek ilk tahsilini ve hafızlığını Üsküdar’da yaptı.

Kur’an ilimlerini öğrenerek icazet’ almıştır. ‘İstanbul-Kadıköy , Muğla ve İstanbul- Fatih mütluluğü yapmıştır. Ege bölgesi gezici vaizliğinde bulunan Ali Rıza Hakses aralıksız 47 yıl devlet hizmetinde bulundu.’ ‘1956 yılında din işleri yüksek kurulu üyeliğine seçildi 1966 yılında Diyanet İşleri Başkanlığına getirildi.’

II

Kitap 1940’lı yıllarda yazılmış olmasına rağmen ancak 1999 yılında, Ali Rıza Hakses’in vefatının ardından yayımlanabilmiştir. Eserde, 150’den fazla kişinin hayat hikâyesine, görevlerine ve hizmetlerine yer verilmiştir. Hayırseverlerden kabile reislerine, Menteşe Sultanlığı’nın genel valilerinden emirlere, milletvekillerinden cami yaptıranlara kadar birçok önemli isim kitapta bulunmaktadır.

Bununla birlikte eserde yer verilemeyen pek çok değerli isim de vardır. Bu eksik isimlerden biri de Neyzen Tevfik’tir. Kitapta yer almamasına rağmen, kendisini önemli bir Muğla/Menteşe büyüğü olarak değerlendirip ele almayı uygun gördük.

III

Neyzen Tevfik Kolay (1879-1953)

“‘Neylenir Neyzen
Gönlünü üfürdükçe
Balık oluruz
Sudan başka ülkesi olmayan
Eni su sonu su
Neyi oluruz bu evrenin?’”

— Şükran Aydın

 

Muğla/Menteşe Büyükleri kitabında Yazar Ali Rıza Hakses, Neyzen Tevfik Kolay’a kitabında yer vermez. Evet bu ismin olmaması büyük eksikliktir. Kitabın yazıldığı 1940 yıllarında Neyzen Tevfik adı sanı epeycene ünlenmiştir ama yazar eksik ve yeterince bilgi olmamasından dolayı bazı şahısları atladığını söyler. Lakin Neyzen 1919’da ‘Hiç’, 1924’de ise ‘Azabı Mukaddes’ isimlerinde iki kitap yazmıştır.

 

Neyzen kendisini Dünyaya gelişini iki dizeyle özetler

“Mâderle peder olup bahâne,
Sevk etti kazâ beni cihâne.
Hân zâde idim velâdetimde,
Doğdum yine pek kalenderâne.”

Neyzen Tevfik

Dizelerin Anlamı:

  • Mâderle peder olup bahâne / Sevk etti kazâ beni cihâne: Anne ve babamı birer vesile (bahane) kılarak, ilahi kader beni bu dünyaya gönderdi.
  • Hân zâde idim velâdetimde / Doğdum yine pek kalenderâne: Aslında dünyaya gelişimin ilk anında manevi bir sultanlık/hanzadelik makamındaydım; ancak yine de dünyaya son derece dünyaya bağlı olmayan, dervişane (kalender) bir ruhla doğdum.

Ünlü Türk düşünür ve Neyzen Tevfik aslen Bodrumludur. Çocukluk arkadaşı tarihçi ve siyasetçi Yahudi Avram Galanti Bodrumlu O’nun "Coşkusunu denizden aldığını" söyler.

Erken yaşlarda derin iz bırakan bir durum onu sarsar ve sara hastalığının başlamasına sebep olur ki! Yaş henüz 13’ tür. Hastalık artık ömrünce ‘arkadaşı’ olmuştur.

‘Ah o çocuk

Gözleri bin şehzadeye bedel

Islık çalıyor aykırı yollarda’

Hamdi Topçu.

Neyzenin yolu bir biçimde Galata Mevlevihanesi’ne düşer. Ve burada Mehmet Akif Ersoy’la tanışır. İki farklı yapıdaki insan arasında bir ilişki oluşur. Birlikte ney çalarlar. Muhabbeti koyulaştırırlar. Neyzen bir ara düşüncelerinden dolayı ceza evine girer. Ney çalar aldığı paraları fakir fukaraya dağıtır.

Neyzen’e kendini bir cümleyeyle nasıl tarif edersin diye sorulduğunda? O da

‘Neyzen sazı ile sözü düzü (rakı) ile seyyah bir ibretlik örneğidir’ der

Neyzen ile Mehmet Akif arasında tuhaf derin bir dostluktan bahsedilebilir.

Mehmet Akif toplum içinde insanlar var iken Neyzen’e pek yüz vermezmiş.

Neyzen buna içerler, neyini ele alıp üflermiş. Mehmet Akif de başlarmış ağlamaya. Neyzen görmesin diye eliyle yüzünü perdelermiş. Yaşamları sıkıntı içinde geçen bu iki kişiden Neyzen Tevfik, Marmara Deniz’i kadar içmişliği(!) Kaldırımlarda, hastanelerde sürünmüşken… Uzun bir ömür geçirmiş sayılabilir. Mehmet Akif ise bir damla bile içmeyen insan olarak, sirozdan ölür. Ömrü Neyzen’den kısadır. ( Yazıda bu son yaşanmışlığın anlatıldığı kısım Met-Üst dergisinden kısaltılarak alınmıştır.)

NEYZENİN ÖLÜMÜNDEN SONRA ARKASINDAN SÖYLENENLER

‘Neyzen hake düşmüş bir cevherdir.’ / Ahmet Rasim

‘Bir yanardağ söndü Fahrettin.’ /Kerim Gökay

‘Kartal tepelerine bir kâinat gömdük.’ / C. Servet Revenakoğlu

‘Boş bira şişesini dahi bir ney gibi söyleten bir zeka meşalesi, bir aşk ocağı söndü.’ /Refi Cevat Ulunay

‘Uzak dehlizlerden günaydınlara

Ve üfle neyi ey derviş

Ve dön çocuk sen dön

Çokluğa, çoğula dönüştür’

Yazı devam edecek gelecek yazımız Menteşe Beyliği’nin kurucusu Menteşe Bey’le devam edecek.

Kitabın ismi Muğla Menteşe Büyükleri

Yazarı  : Ali Rıza Hakses

Sayfası-238

Basım yılı- Aralık-1999

Basım yeri : Muğla Valihiği

 

YORUM YAP

Yorum yapabilmek için kuralları kabul etmelisiniz.
Yeni bir yorum göndermek için 60 saniye beklemelisiniz.

Henüz bu içeriğe yorum yapılmamış.
İlk yorum yapan olmak ister misiniz?

error: Content is protected !!