

Çiçek, yaptığı açıklamada Türkiye’nin Filistin meselesindeki tutumunun tarihi sorumluluğun bir gereği olduğunu vurgularken, Gazze’de yaşanan insanlık dramına dikkat çekti.
Memur-Sen Muğla İl Temsilcisi Özcan Çiçek tarafından yapılan yazılı açıklama şu şekilde;
“İsrail Başbakanı Netanyahu’nun, Türkiye Cumhuriyeti’ne ve milletimizin iradesiyle seçilmiş Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’a yönelik hakaretamiz, seviyesiz ve mesnetsiz açıklamalarını şiddetle kınıyoruz.
Gazze’de çocuk, kadın, yaşlı demeden on binlerce masum insanın hayatını kaybetmesine yol açan saldırıların siyasi sorumluluğunu taşıyan Netanyahu yönetiminin; Türkiye’ye insan hakları, demokrasi ve bölgesel istikrar üzerinden söz söylemeye kalkması büyük bir çelişkidir.
Türkiye, tarihi boyunca mazlumun yanında ve zulmün karşısında durmuş bir ülkedir. Bugün Filistin’de yaşanan insanlık dramına sessiz kalmaması, uluslararası hukuku ve Filistin halkının haklarını savunması da bu tarihi sorumluluğun gereğidir.
Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın Filistin konusunda ortaya koyduğu kararlı duruş; yalnızca Türkiye’nin dış politika tavrı değil, aynı zamanda milletimizin vicdanının ve adalet anlayışının güçlü bir ifadesidir.
Türkiye-AB Karma İstişare Komitesi Türkiye kanadını oluşturan; işçisinden memuruna, esnafından çiftçisine, işvereninden sanayicisine kadar toplumun geniş kesimlerini temsil eden sivil toplum kuruluşlarımızın ortaya koyduğu ortak iradeyi bir kez daha hatırlatıyoruz: Filistin’de işgalin, şiddetin ve hukuk tanımazlığın karşısında durmak insanlığın ortak sorumluluğudur.
Netanyahu şunu iyi bilmelidir: Türkiye’ye yönelik tehditler, Cumhurbaşkanımıza yönelik hakaretler ve mesnetsiz suçlamalar; Gazze’de yaşanan insanlık dramının ve İsrail yönetiminin uluslararası hukuk karşısındaki sorumluluğunun üzerini örtemez.
Bölgemizin ihtiyacı yeni çatışmalar, tehditler ve yayılmacı politikalar değil; ülkelerin egemenliğine saygı, uluslararası hukuk, adalet ve kalıcı barıştır.
Türkiye Cumhuriyeti büyük ve güçlü bir devlettir. Milletimizin iradesini ve ülkemizin egemenliğini hedef alan söylemler karşısında birlik ve beraberlik içerisinde durmaya devam edeceğiz.
Türkiye dün olduğu gibi bugün de mazlumun yanında, zalimin karşısında olmaya devam edecektir.”


