

Umur Özlüer / Marmaris -
Turizmin telaşlı koşuşturmasına, iktidar muhalefet çatışmalarına, yerel kavgalara, savaş çıkacak kaygısına müzik molası verdik dün akşam.
Marmaris Amfi Tiyatro’da Fazıl Say ve Serenad Bağcan’ın konserindeydik.
Yıldızların gökyüzünden kayıp Marmaris Amfi Tiyatrosu sahnesine konduğu bu özel gecede müzikle ruhumuz arındı.
Ay ışığının, L.V. Beethoven Sonatı, Fazıl Say yorumu ile indiği sahne, hiçbir yapay ışığın aydınlatamayacağı kadar parlaktı bu gece.
Müzik, kör sağır ayırımı yapmadan, engelli engelsiz demeden yıllar öncesinde, bestelendiği anda olduğu gibi, tüm dinleyicilerin bedenini deldi geçti, kalbine yerleşti.
Fazıl Say daha sonra kendi bestelerinden oluşan solo piyano dinletisi ile konseri izleyenleri büyülerken, adeta piyanosu ile bütünleşmişti.
Cansız alet, Say’ın her dokunuşunda, soluk alıp verircesine ünlerken, aklıma Michelangelo’nun ünlü Davut heykelini bitirip karşısına geçtiğinde “Konuş be adam” demesi, heykel ses vermeyince de elindeki çekici ona fırlatması geldi. Davut heykelinin halâ sessizliğini koruduğu zamanımızda Fazıl Say’ın piyanosunu konuşturması, zaman zaman inletmesi, zaman zaman da haykırtması herkes gibi beni de derinden etkiledi.
Ses, Kumru, Kara Toprak, Nazım ve Sevenlere Dair bestelerinin her notasına dokunuşunda, piyanosunun sanki nefes alıp verdiğini, insanın ruhuna hitap eden seslerin ancak bir canlıdan çıkabileceğini hissediyorduk hep birlikte bu konser sırasında.
Unutamadığımız Şairlerin şiirlerinden oluşan Fazıl Say bestelerini, Serenad Bağcan ile birlikte seslendiren ikili, bu bölümde Memleketim (Nazım Hikmet), Düşerim – Bu Kekre Dünyada (Metin Altıok), Dört Mevsim (Cemal Süreyya), Akılla Bir Konuşmam oldu ( Ömer Hayyam), Sardunyaya ağıt (Can Yücel), Sordum Sarı Çiğdeme (Pir Sultan Abdal), Efkarlanırım – İstanbul’u Dinliyorum (Orhan Veli) ve Davet (Nazım Hikmet) ile muhteşem bir final yaparak , dinleyiciler tarafından dakikalarca , ayakta alkışlandılar.
Konser alanından ayrılırken içim huzur doluydu. En azından artık Fazıl Say dinlemiş bulunan yöneticilerimiz vardı. Konser başında olduğu gibi, bundan sonra, artık halka selam vermeden yerlerine geçemezler, omuz atmayı, bele davranmayı marifet sayamazlardı.
Çünkü, içlerine müziğin güzelliği yerleşmişti bir kere. Somurtarak, halkı korkutarak yönetmek yerine, artık iletişimde sevgi yolunu seçeceklerinden şüphem kalmamıştı.
Müzik molasında, kavga bitmiş, yerini umut almıştı.
Umarım bu yeni yaşam biçimi, herkes için, doyamadığımız bu müzik molası kadar kısa sürmez.
Konsere emeği geçen herkesi kutlarken gözüme çarpan bir ayrıntıyı da belirtmek isterim. Günümüzün olumsuz ekonomik şartlarında kişi başı 60 TL ödeyerek bu konseri izleyen seyircinin Fazıl Say’a önemli bir mesajı vardı. “Yalnız Değilsin, mücadelende Yanındayız” Sanırım bu mesaj Fazıl Say’ın Marmaris Konserinde performansını daha bir farklı tetikledi.
Tek üzüldüğüm nokta ise Belediye’nin ücretsiz halka sunduğu konserler ve politik sövgü tiyatrolarında bile eksik olmayan bir grubun bu konserde bulunmayışı, kendilerini bu güzellikten mahrum etmeleri oldu. Konserde bir tek başı örtülü yoktu.
Ayrıca, bir çok Başkanın yanı sıra, Fahri Konsolosları ve Beş Başkanı da göremedim.
Hoşça kalın dostça kalın, müziğin, şiirin, sanatın güzelliği ile kalın.
(29 Ağustos 2013)


